beler|mek

belboy

İng bellboy otellerde yardımcı eleman, komi § İng bell çan, çıngırak İng boy oğlan çocuğu

belde

Ar balda(t) بَلْدَة z [#bld faˁla(t) mr.] şehir, devlet ≈ Ar balad بََلََد za.a. EYun politeía πολιτεία za.a. EYun pólis πόλεις zmüstahkem yer, kent +ia

bele|mek

<< ETü belē- 1. bulamak, bulaştırmak, çamur veya boya sürmek, 2. kundaklamak

belediye

Ar (umūr) al-baladīya(t) بلدى z [nsb.] kent işleri Ar balad بَلَد z [#bld faˁal ] şehir, devlet +īya(t)1

belen

<< TTü beleŋ yokuş, dağ <? ETü bél dağ geçidi

beler|mek

TTü: "gözleri aşırı açılmak, pörtlemek" [ Ahmedî, İskendernâme, 1398]
açtı ağzı vü gözi belerdi

<? TTü bel bel gözlerini aşırı ölçüde açarak

 bel3

Not: Bele- "bulanmak, bulaştırmak" ve belgü "işaret, gösterge" sözcükleriyle anlam ilişkisi kurmak güçtür.

Benzer sözcükler: belertmek


22.07.2015
beleş

Ar bilā şayˀ بلا شيء zkarşılıksız, bedava

belge

≈ Moğ belge resmi alamet, damga ETü belgü işaret, alamet ETü *bel- ? +gU

beliğ

Ar balīġ بليغ z [#blġ faˁīl sf.] yetkin, belagat sahibi Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, yetişti

belir|mek

<< ETü belgür- meydana çıkmak, belli olmak ETü belgü işaret, alamet +(g)Ur-

belirle|mek

TTü belir- +lA-