benmari

benek

Eski Türkçe benek "tanecik, tahıl tanesi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Farsça banak "1. tahıl tanesi, çitlembik, 2. ciltte leke" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Türkçe beŋ veya meŋ "1. kuş yemi, 2. ciltte leke" sözcüğünden Eski Türkçe +Ak ekiyle türetilmiştir.

bengi

Eski Türkçe beŋgü veya meŋgü "ölümsüz, ebedi" sözcüğünden evrilmiştir.

beniadem

Arapça bani ādam بن آدم z "adem oğulları" sözcüğünden alıntıdır.

benimse|mek

Türkiye Türkçesi benim sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +sA- ekiyle türetilmiştir.

beniz

Eski Türkçe meŋiz "görünüş, suret, çehre" sözcüğü ile eş kökenlidir.

benmari
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Cumhuriyet - gazete, 1938]
Kesecikleri ayırmışlar, kalanları benmaride buğulandırmışlar. Süzmüşler

Köken

Fransızca bain-marie "ateşle doğrudan temas ettirmeden, suya batırılan kap içinde pişirme" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince balneum Mariae "«Meryem banyosu», ateşle doğrudan temas ettirmeden, suya batırılan kap içinde pişirme (simya terimi)" deyiminden evrilmiştir. Bu sözcük Latince balneum "banyo" ve Maria "Meryem (muhtemelen: Musa'nın kızkardeşi olup simya ilminin kurucusu sayılan Miriam)" sözcüklerinin bileşiğidir.

Daha fazla bilgi için banyo maddesine bakınız.


12.01.2015
bent

Farsça band بند z "bağ, kuşak, su seddi, hapis" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça ve Orta Farsça bandan, bast- بستن, بند z "bağlamak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Eski Farsça ve Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen band- fiilinden evrilmiştir. Eski Farsça fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰendʰ- "bağlamak" biçiminden evrilmiştir.

benze|mek

Eski Türkçe meŋze- "benzemek" fiili ile eş kökenlidir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe meŋiz "görünüş" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

benzen

Fransızca benzène "çeşitli maddelerden elde edilen organik solvent" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Geç Latince ve Venedikçe labenzoe veya benzoe "styrax ağacından elde edilen kokulu reçine" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Arapça lubān cāwī لبان جاوى z "Cava zamkı, styrax ağacından elde edilen kokulu reçine" deyiminden alıntıdır. Arapça deyim Arapça lubān لُبَان z "zamk, kokulu reçine" ve Arapça cāwā جاوا z "Hint Okyanusunda bir ada, Cava" sözcüklerinin bileşiğidir.

benzin

Fransızca benzine "benzol içeren hidrokarbür karışımı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Almanca aynı anlama gelen Benzin sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1830 Eilhardt Mitscherlich, Alm. kimyacı.) Bu sözcük Almanca Benzoesäure "benzoik asit" sözcüğünden +in° ekiyle türetilmiştir. Almanca sözcük Geç Latince labenzoe sözcüğünden türetilmiştir.

+ber

Farsça +bar veya +var بر/ور z "[bileşik adlarda] getiren, taşıyan, ürün veren" parçacığından alıntıdır. Farsça parçacık Farsça burdan, bar- بردن, بر z "getirmek, taşımak, ürün vermek, dünyaya getirmek, doğurmak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen bar- fiilinden evrilmiştir. (NOT: Eski Farsça fiil Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen baraiti fiili ile eş kökenlidir. Avestaca fiil Sanskritçe aynı anlama gelen bhárati fiili ile eş kökenlidir. ) Sanskritçe fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰer-¹ "taşımak, getirmek" biçiminden evrilmiştir.