bere1

berceste

Farsça barcaste برجسته z "kabaran, sıçrayan, (mec.) öne çıkan" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça barcastan برجستن z "yukarı sıçramak, kalkmak" fiilinin geçmiş zaman fiil-sıfatııdır. Bu sözcük Farsça castan "sıçramak, seğirmek" fiilinden bar+ önekiyle türetilmiştir.

berdel

Kürtçe (Kurmanci) berdêl "1. değiştokuş, takas, 2. başlık parası yerine aynı aileden kız almak suretiyle yapılan takas" sözcüğünden alıntıdır. Kürtçe sözcük Kürtçe (Kurmanci) ber- "üzerine, bir şeyin yerine (edat)" ve Kürtçe (Kurmanci) dêl "değişme, bedel" sözcüklerinin bileşiğidir.

berdelacuz

Arapça bardu'l-ˁacuz بردالعجز z "kışın sonundaki en soğuk beş gün" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça brd kökünden gelen bard برد z "soğuk" ve Arapça ˁcz kökünden gelen ˁacuz عجز z "kıç, art, bir şeyin son bölümü, şiirde bir beytin son ayağı" sözcüklerinin bileşiğidir.

berdevam

Farsça bar-davām بردوام z "sürekli, devamlı" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Arapça dawām دوام z sözcüğünden bar+ önekiyle türetilmiştir.

berduş

Farsça χāne bar dūş خانه بر دوش z "«evi omuzda», evsiz barksız kimse" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Farsça dūş veya doş دوش/دوش z "omuz" sözcüğünden bar+ önekiyle türetilmiştir.

bere1
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, 1400 yılından önce]
berelenmiş ... berelenür Kıpçakça: [ anon., Kitâb fi'l- Fıkh, 1400 yılından önce]
bere Türkiye Türkçesi: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
iş görmemiş, yara bere yimemiş ve ark atlamamış nā-tamām tay ata süvār olup

Köken

Orta Türkçe (sadece Kıpçak ve Oğuz lehçelerinde) bere "hafif yara" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe bez "yara izi" sözcüğü ile eş kökenlidir.

Daha fazla bilgi için bez2 maddesine bakınız.

Ek açıklama

Sözcük yapısı Eski Türkçe bir *ber- fiilini düşündürse de böyle bir fiil kaydedilmemiştir. Buna karşılık karş. bert- "hafifçe yaralamak".

Benzer sözcükler

berelemek, berelenmek, yara bere


09.10.2017
bere2

Fransızca béret "düz tepeli kenarsız şapka" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Provansal dilinde aynı anlama gelen berret sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Geç Latince birrus "bir tür külahlı cübbe, burnus" sözcüğünün küçültme halidir.

bereket

Arapça brk kökünden gelen baraka(t) بركة z "Allah’ın verdiği nimet, bolluk, verimlilik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice bərākā veya bərāktā ברכא/ברכתא z "1. diz çökerek yapılan dua, 2. nimet, bolluk, verimlilik" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice aynı anlama gelen bərakah ברכה z sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük İbranice berek ברך z "diz" sözcüğünden türetilmiştir.

bergamot

Fransızca bergamote "1. Anadolu kökenli bir tür kokulu armut, 2. İtalya'nın Calabria bölgesine özgü çok kokulu bir turunçgil, citrus bergamia" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca aynı anlama gelen bergamotta sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Türkiye Türkçesi beğ armudu deyiminden alıntıdır.

bergüzar

Farsça barguḏār بر گذار z "yolluk, yolcuya verilen hediye" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça guḏār "yol, gidiş" sözcüğünden bar+ önekiyle türetilmiştir.

berhane

Farsça bār-χāne بارخانه z "yüklük, depo, eşya ile dolu ev" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Farsça bār بار z "yük" ve Farsça χāne خانه z "ev" sözcüklerinin bileşiğidir.