bergamot

berdevam

Fa bar-davām بردوام zsürekli, devamlı Ar bar+ dawām دوام z

berduş

Fa χāne bar dūş خانه بر دوش z«evi omuzda», evsiz barksız kimse Fa bar+ dūş/doş دوش/دوش zomuz

bere1

<< OTü-KT bere hafif yara ≈ ETü bez yara izi

bere2

Fr béret düz tepeli kenarsız şapka Prov berret [küç.] a.a. OLat birrus bir tür külahlı cübbe, burnus

bereket

Ar baraka(t) بركة z [#brk faˁala(t) msd.] Allah’ın verdiği nimet, bolluk, verimlilik Aram bərākā/bərāktā ברכא/ברכתא z1. diz çökerek yapılan dua, 2. nimet, bolluk, verimlilik ≈ İbr bərakah ברכה za.a. İbr berek ברך zdiz

bergamot

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Bergamotte et Bergamottier [Fr.]: bergamut ve bergamut ağacı.

Fr bergamote 1. Anadolu kökenli bir tür kokulu armut, 2. İtalya'nın Calabria bölgesine özgü çok kokulu bir turunçgil, citrus bergamia İt bergamotta a.a. TTü beğ armudu

Not: Türkçe kökenli isim, bir başka meyvenin adı olarak Fransızcadan geri alınmıştır.

Benzer sözcükler: bergamut


09.03.2013
bergüzar

Fa barguḏār بر گذار zyolluk, yolcuya verilen hediye Fa bar+ guḏār yol, gidiş

berhane

Fa bār-χāne بارخانه zyüklük, depo, eşya ile dolu ev § Fa bār بار zyük Fa χāne خانه zev

berhava

Fa bar-havā برهوا zhavaya, havada

berhudar

Fa barχordār برخوردار znasipli Fa barχordan برخوردن zfaydalanmak, nimete kavuşmak § Fa bar meyve, ürün Fa bar+ χordan, χor- خوردن, خور zyemek

beri1

<< ETü bérü/bérgerü 1. bu yanda, bu yana, 2. güney ETü bér- vermek +(g)ArU