beyaz

bevl

Arapça bwl kökünden gelen bawl بول z "işeme, idrar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça bāla بَالَ z "işedi, şarıl şarıl akıttı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

bevvap

Arapça bwb kökünden gelen bawwāb بَوَّاب z "kapıcı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça bāb باب z "kapı" sözcüğünün faˁˁāl vezninde meslek adııdır.

bey1

Eski Türkçe bég "reis, şef, soylu kişi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Soğdca bg "bey, reis, rabb, tanrı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen baga veya bağa sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Sanskritçe bhága "bey, hükümdar, tanrı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰh₂g- (*bʰag-) "ihsan etmek, bahşetmek, yedirmek" biçiminden evrilmiştir.

bey2

Arapça byˁ kökünden gelen bayˁ بَيْع z "satma, satış sözleşmesi yapma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça bāˁa باع z "sattı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

beyan

Arapça byn kökünden gelen bayān بيان z "açma, açıklama, açık seçik söyleme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça bāna بَانَ z "açık ve belirgin idi, ayrıldı, ayrıştı" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

beyaz
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
Mehmed Paşa hazretleri beş bin kıt'a tuğralu beyâz ahkâm kağıdı [boş kâğıda mühürlü hüküm belgesi] hâzır idüp,

Köken

Arapça byḍ kökünden gelen bayāḍ بياض z "beyaz olma, beyazlık, beyaz renk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça abyaḍ, bayḍā أبيض z "beyaz (sıfat)" sözcüğünün faˁāl vezninde masdarıdır. Bu sözcük Arapça bayḍ, bay "yumurta" sözcüğünden türetilmiştir.

Ek açıklama

Esasen ad iken geç dönem Osmanlı kullanımında sıfat niteliği kazanmıştır. Anlam ilişkisi için karş. Latince albus "beyaz", albumen "yumurta akı".

Benzer sözcükler

bembeyaz, beyazlamak, beyazlaşmak

Bu maddeye gönderenler

beyza, beyzi


09.09.2017
beybi

İngilizce baby "bebek" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük çocuk dilinden türetilmiştir.

beygir

Farsça bārgīr بارگير z "yük hayvanı" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça bār بار z "yük" (NOT: Bu sözcük Farsça burdan, bar- بردن, بر z "taşımak, getirmek" fiilinden türetilmiştir. ) ve Farsça gīr گير z "taşıyan" sözcüklerinin bileşiğidir.

beyhude

Farsça bī-hude بى هده z "faydasız, batıl, abes, anlamsız" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Farsça hude هده z "hak, hakikat, fayda" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen hudahag sözcüğünden evrilmiştir. Orta Farsça sözcük Orta Farsça hu "iyi" ve Orta Farsça dādan, dah- "vermek, getirmek, yaratmak" sözcüklerinin bileşiğidir.

beyin

Eski Türkçe méyi veya méŋi "beyin, ilik" sözcüğü ile eş kökenlidir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *méñi biçiminden evrilmiştir.

beyit

Arapça byt kökünden gelen bayt بَيْت z "1. ev, hane, 2. şiirde kıta" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice bēth "ev" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen bītu veya bētu sözcüğü ile eş kökenlidir.