buhur

buğra

<< ETü buġra erkek deve

buğu

<< ETü bu buhar

buğz

Ar buġḍ بُغْض z [#bġḍ fuˁl msd.] kin, nefret Ar baġuḍa بَغُضَ znefret etti

buhar

Ar buχār بُخَار z [#bχr fuˁāl ] buhar, buğu Ar baχara بَخَر ztüttü

buhran

Ar buḥrān بحران z [#bḥr fuˁlān msd.] hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥrānā בחרנא z [#bḥr] 1. sınav, sınayış, 2. hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥar בְּחַר zsınama, yargılama

buhur

[ Danişmend-Name, 1360]
kelisā [kilise] buχūrından yüzine, gözine tütsi virdi.

Ar baχūr/buχūr بَُخُور z [#bχr faˁūl ] tütsü

 buhar

Benzer sözcükler: buhuru meryem

Bu maddeye gönderenler: buhurdan


09.09.2017
buhurdan

Fa baχūrdān بخوردان ztütsü kabı

buji

Fr bougie 1. kandil yapımında kullanılan balmumu [esk.], fitilli mum (aydınlatma aracı) öz Bougie Cezayir'de eskiden balmumu ihraç eden bir liman, Becaya

bukağı

<< ETü bukaġu hayvanlara vurulan köstek, pranga ETü buka boğa +AgU

bukalemun

Ar bū ḳalamūn بو قلمون z«kalemun babası», bir tür sürüngen § Ar بو zbaba EYun χamailéōn χαμαιλέων z«bodur aslan», bukalemun (§ EYun χamaí χαμαί zyere ya da toprağa yakınlık bildiren, toprak (<< HAvr *ǵʰm̥m-ai̯ toprağa (dativ) ) EYun léōn λέων zaslan )

buke

Fr bouquet 1. çalı yumağı, çiçek demeti, 2. çiçek rayihası, 3. şarap rayihası << EFr bosquet [küç.] çalılık EFr bosc orman Ger << HAvr *bʰuH- (*bʰū-) yetişmek, (bitki) büyümek