burçak

bur|mak

<< ETü bür- bükmek, büzmek, sıkmak << ETü *bügür- ETü bük- sıkılmak, boğulmak [geçişsiz fiil]

bura

ETü bu işaret sıfatı +rA

buram

TTü bur- döndürmek, kıvırmak

burcu

<? TTü bur- döndürmek, kıvırmak

burç

Ar burc برج z [fuˁl ] 1. kule, hisar, 2. zodyak üzerindeki 12 yıldız kümesinin her biri Aram burgā ברגא z1. kule, 2. yolcular için durak yeri, menzil EYun pýrgos πύργος zkule << HAvr *bʰr̥ǵʰ- yüksek yer, kule HAvr *bʰerǵʰ- korumak

burçak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
burçak: al-lūbiya [bezelyegillerin herhangi biri], ḥabbātu'l-ˁaraḳ [ter damlası] KTü: "mercimek" [ Peter Golden, The Rasulid Hexaglot, <1377]
al-ˁadas [Ar. mercimek] = burçak [Tr.] TTü: "bezelyegillerden bir bitki, fiğ, vicia sativa" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
burçak seu kara burçak: Vicia.

<< ETü burçak 1. bezelye tanesi veya bezelyegillerden bir bitki, 2. ter damlası

Not: Claus sf. 357 ve WOT sf. 155'in etimoloji denemeleri başarısızdır.


19.09.2017
burçin

<< TTü borçın alaca boz renkli TTü boz/bor +çIn

burgacık

<< TTü burgaşık TTü burgaş- burulmak, kıvrılmak +Uk

burgaç

TTü bur- +(g)Aç

burgaz

Yun/EYun pýrgos πύργος zkule, özellikle savunma kulesi, burç

burgu

TTü bur- +gU