bura

buna|mak

≈ ETü muŋa- hastalanmak, sıkıntı çekmek ETü buŋ/muŋ hastalık, sıkıntı, aptallık +(g)A-

bunal|mak

ETü buŋ hastalık, sıkıntı, ıstırap +Al-

bungalov

İng bungalow hafif yazlık ev Gucarati bangalo «Bengalli», Bombay'de Bengalli göçmen işçilerin kulübelerine verilen ad öz Bengal Hindistan'da bir ülke

bunker

Alm Bunker yer altında beton sığınak İng bunker 1. gemilerde kömür deposu, 2. golf alanında kum çukuru

bur|mak

<< ETü bür- bükmek, büzmek, sıkmak << ETü *bügür- ETü bük- sıkılmak, boğulmak [geçişsiz fiil]

bura

TTü: "işaret zamiri" [ <1400]

ETü bu işaret sıfatı +rA

 bu1

Benzer sözcükler: buracıkta, burada, burası


15.06.2015
buram

TTü bur- döndürmek, kıvırmak

burcu

<? TTü bur- döndürmek, kıvırmak

burç

Ar burc برج z [fuˁl ] 1. kule, hisar, 2. zodyak üzerindeki 12 yıldız kümesinin her biri Aram burgā ברגא z1. kule, 2. yolcular için durak yeri, menzil EYun pýrgos πύργος zkule << HAvr *bʰr̥ǵʰ- yüksek yer, kule HAvr *bʰerǵʰ- korumak

burçak

<< ETü burçak 1. bezelye tanesi veya bezelyegillerden bir bitki, 2. ter damlası

burçin

<< TTü borçın alaca boz renkli TTü boz/bor +çIn