burgu

burçak

<< ETü burçak 1. bezelye tanesi veya bezelyegillerden bir bitki, 2. ter damlası

burçin

<< TTü borçın alaca boz renkli TTü boz/bor +çIn

burgacık

<< TTü burgaşık TTü burgaş- burulmak, kıvrılmak +Uk

burgaç

TTü bur- +(g)Aç

burgaz

Yun/EYun pýrgos πύργος zkule, özellikle savunma kulesi, burç

burgu

TTü: "spiral uçlu delgi aleti" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
maḳḳablar ve divseler ve burġıların envāˁıyle

TTü bur- +gU

 bur-

Benzer sözcükler: burgulamak, burgulu


12.09.2017
burjuva

Fr bourgeois şehirli, orta sınıf mensubu Fr bourg kale, surla çevrili kent Ger *burgs << HAvr *bʰr̥ǵʰ- yüksek yer, kale

burk|mak

≈ ETü burkıt- buruşturmak ETü *bur- burmak, bükmek +Ik-

burka

Ar burḳaˁ بُرْقَُع z [#brḳˁ q.] yüzün tümünü örten peçe

burkan

Ar burkān بركان z [#brk] yanardağ, volkan İt volcano Fr volcan a.a.

burlesk

Fr/İng burlesque kaba güldürü, parodi İt burlesco a.a. İt burla şaka