burka

burgaç

TTü bur- +(g)Aç

burgaz

Yun/EYun pýrgos πύργος zkule, özellikle savunma kulesi, burç

burgu

TTü bur- +gU

burjuva

Fr bourgeois şehirli, orta sınıf mensubu Fr bourg kale, surla çevrili kent Ger *burgs << HAvr *bʰr̥ǵʰ- yüksek yer, kale

burk|mak

≈ ETü burkıt- buruşturmak ETü *bur- burmak, bükmek +Ik-

burka

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
çün açar burḳaˁ ki şeyχ anı göre / eydesin kim şeyχi oda yandura [ Meninski, Thesaurus, 1680]
burḳaˁ: nikâb. Operimentum faciei muliebre.

Ar burḳaˁ بُرْقَُع z [#brḳˁ q.] yüzün tümünü örten peçe

Not: Modern dönemde "Afganistan'a özgü kadın giysisi" anlamında Urduca ve İngilizce üzerinden yeniden alıntılanmıştır.


09.09.2015
burkan

Ar burkān بركان z [#brk] yanardağ, volkan İt volcano Fr volcan a.a.

burlesk

Fr/İng burlesque kaba güldürü, parodi İt burlesco a.a. İt burla şaka

burs

Fr bourse 1. para kesesi, 2. bir çırak veya öğrenciye hibe edilen para << OLat bursa para kesesi EYun býrsa βύρσα zderi, kese

burun

<< ETü burun 1. önde olan, çıkıntı, 2. burun

buruş|mak

ETü buruş- burulmak, bükülmek ETü *bur- burmak, bükmek +Iş-