buruş|mak

burka

Ar burḳaˁ بُرْقَُع z [#brḳˁ q.] yüzün tümünü örten peçe

burkan

Ar burkān بركان z [#brk] yanardağ, volkan İt volcano Fr volcan a.a.

burlesk

Fr/İng burlesque kaba güldürü, parodi İt burlesco a.a. İt burla şaka

burs

Fr bourse 1. para kesesi, 2. bir çırak veya öğrenciye hibe edilen para << OLat bursa para kesesi EYun býrsa βύρσα zderi, kese

burun

<< ETü burun 1. önde olan, çıkıntı, 2. burun

buruş|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
buruşdı neŋ [asık bir yüz gibi büzüldü ve buruştu]

ETü buruş- burulmak, bükülmek ETü *bur- burmak, bükmek +Iş-

 bur-

Benzer sözcükler: buruş buruş, buruşturmak, buruşuk


30.09.2017
buse

Fa būse بوسه z [pp.] öpücük (≈ Fa būs بوس zöpme, öpüş ) Fa būsidan بوسدن zöpmek +a

business

İng business meşgale, iş güç, işletme İng busy meşgul

bustrofedon

İng boustrophedon antik epigrafide bir satırı sağdan sola, bir satırı soldan sağa yazılan yazıt EYun boustrophēdón βουστροϕηδόν z«öküz dönüşü usulünde», a.a. § EYun boûs βούς zöküz EYun stróphos στρόϕοςύ zdönüş

but

<< ETü būt bacak

butik

Fr boutique dükkân << OLat *apotica EYun apothḗkē αποθήκη zmağaza, depo EYun apo+ thḗkē θήκη zambar, saklama yeri EYun títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak