burun

burk|mak

≈ ETü burkıt- buruşturmak ETü *bur- burmak, bükmek +Ik-

burka

Ar burḳaˁ بُرْقَُع z [#brḳˁ q.] yüzün tümünü örten peçe

burkan

Ar burkān بركان z [#brk] yanardağ, volkan İt volcano Fr volcan a.a.

burlesk

Fr/İng burlesque kaba güldürü, parodi İt burlesco a.a. İt burla şaka

burs

Fr bourse 1. para kesesi, 2. bir çırak veya öğrenciye hibe edilen para << OLat bursa para kesesi EYun býrsa βύρσα zderi, kese

burun

ETü: [UyU <900]
burnında boz bulıt ünür [burnundan boz bulut yükselir] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tağ burnı [[dağ zirvesi. Herhangi bir şeyin önünü anlatmak için bu sözcük kullanılır.]] ol mendin burun bardı [o benim önümden gitti]

<< ETü burun 1. önde olan, çıkıntı, 2. burun

Benzer sözcükler: burunduruk, burunsak, burunsul, kargaburnu, kuşburnu


10.08.2017
buruş|mak

ETü buruş- burulmak, bükülmek ETü *bur- burmak, bükmek +Iş-

buse

Fa būse بوسه z [pp.] öpücük (≈ Fa būs بوس zöpme, öpüş ) Fa būsidan بوسدن zöpmek +a

business

İng business meşgale, iş güç, işletme İng busy meşgul

bustrofedon

İng boustrophedon antik epigrafide bir satırı sağdan sola, bir satırı soldan sağa yazılan yazıt EYun boustrophēdón βουστροϕηδόν z«öküz dönüşü usulünde», a.a. § EYun boûs βούς zöküz EYun stróphos στρόϕοςύ zdönüş

but

<< ETü būt bacak