but

burun

<< ETü burun 1. önde olan, çıkıntı, 2. burun

buruş|mak

ETü buruş- burulmak, bükülmek ETü *bur- burmak, bükmek +Iş-

buse

Fa būsa بوسه z [pp.] öpücük (≈ Fa būs بوس zöpme, öpüş ) Fa būsidan بوسدن zöpmek +a

business

İng business meşgale, iş güç, işletme İng busy meşgul

bustrofedon

İng boustrophedon antik epigrafide bir satırı sağdan sola, bir satırı soldan sağa yazılan yazıt EYun boustrophēdón βουστροϕηδόν z«öküz dönüşü usulünde», a.a. § EYun boûs βούς zöküz EYun stróphos στρόϕοςύ zdönüş

but

ETü: [ Chuastuanift, <900]
tört butlıġ tınlıġka [dört bacaklı canlıya] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
būt: al-fāχid [bacağın kalın kısmı]

<< ETü būt bacak

Not: Karş. Moğ ulçin "bacak".

Benzer sözcükler: kadınbudu köfte

Bu maddeye gönderenler: buda-, budak (buğday, dişbudak)


10.12.2015
butik

Fr boutique dükkân << OLat *apotica EYun apothḗkē αποθήκη zmağaza, depo EYun apo+ thḗkē θήκη zambar, saklama yeri EYun títhēmi, the- τίθημι, θε- zkoymak

butlan

Ar buṭlān بطلان z [#bṭl fuˁlān msd.] boş ve batıl olma, geçersiz olma Ar baṭala بَطَلَ zbatıl idi, geçersiz ve yanlış idi

buton

Fr bouton her çeşit düğme << EFr boter/bouter sokmak, kakmak +on Ger *buttan

buut

Ar buˁd بُعْد z [#bˁd fuˁl msd.] uzaklık, mesafe, boy Ar baˁuda بَعُدَ zuzak idi, uzaklaştı, uzadı

buyruk

<< ETü buyruk kumandan, emîr ETü *buyur- +Uk