cadde

büzük

<< OTü büzük anüs ETü büz- +Uk

caba

Ar cabāˀ جباء z [#cby faˁal ] bir tür olağanüstü vergi Aram gəbā גְּבָא z [#gb] vergi veya ceza tahsil etmek, haczetmek (Kaynak: Jastrow sf. 206.)

cabbar

Ar cabbār جبّار z [#cbr faˁˁāl mesl.] cebr eden, Allahın sıfatlarından biri Ar cabara جَبَرَ zgüçlü idi

cacık

≈ Fa jāj ژاژ zçeşitli yemeklik yabani otlara verilen ad, kendinden yetişen her tür nebat ≈ Kürd jaj yemeğe katılan bir ot, carum carvi

cadaloz

TTü cadı +oz

cadde

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
cādde-i ˁadl üzre müstaḳīm idı [adaletin doğru yolunda kararlı idi]

Ar cādda(t) جادّة z [#cdd fāˁila(t) fa. fem.] geniş yol, ana yol <? Ar cadda جَدَّ zkesti

 ciddi


03.11.2014
cadı

Fa cādū/cāḏu جادو zesoterik bilgi sahibi, büyücü << OFa cādūk a.a. ≈ Ave yātu- a.a. ≈ Sans yātú यातु z1. yolcu, 2. büyücü, bir tür kötü ruh, cin

cafcaf

Fa cāfcāf جافجاف zçok süslü kadın, fahişe Fa cāf جاف zfahişe

cağ kebabı

Erm caġ ճաղ zmetal şiş, mil ≈ Gürc cali a.a.

cahil

Ar cāhil جاهل z [#chl fāˁil fa.] bilmeyen, bilgisiz Ar cahala جَهَلَ zbilmedi

caiz

Ar cāˀiz جائز z [#cwz fāˁil fa.] geçen, geçerli, izinli Ar cāza جَازَ zgeçti