camekân

calculus

İng calculus matematikte diferansiyel ve entegral hesabı Lat calculus 1. taşçık, çakıl taşı, 2. ufak taşlarla hesap yapma sistemi veya aygıtı, abaküs, 3. her türlü hesap, aritmetik Lat calx taş +ul°

calip

Ar cālib جالب z [#clb fāˁil fa.] çeken, çağıran, davet eden, (mal veya davar) getiren Ar calaba جلب zcelbetti, getirdi

cam

Fa/OFa cām جام zbardak, kadeh, sürahi ≈ Ave yāme- a.a.

camadan

Fa cāme-dān جامه دان zgiysi torbası, bohça Fa cāme giysi << OFa yāmag a.a. ≈ Ave yāhma kıyafet, kuşam Ave yāh- kuşanmak, kuşak takmak << HAvr *i̯eh₃s-neh₂-(*i̯ōs-nā-) kuşanmak

cambaz

Fa cān-bāz جانباز zcanıyla oynayan, akrobat § Fa cān جان zcan Fa bāz باز zoynayan

camekân

"soyunma odası" [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
Rūmlaruŋ bir ˁādeti budur ki ḥammāmdan çıkacak cāmekende birez uyumayınca ḥammāmdan çıkup gitmezler [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
Farisīde cāy-i cāme kenden, Türkīde giysi çıkaracak yer demektir, şimdi cāmeken derler. "... camla örtülü yer" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
cāmekān جامهكان: Hamam soğukluğu, camlık, çiçek serası.

Fa cāme-kan جامهكن zsoyunma odası, giysilik § Fa cāma جامه zgiysi Fa kandan, kan- كندن, كن zçıkarmak, soymak, soyunmak

 camadan

Not: Esas anlamı "giysilik" olan sözcük, Türkçe kullanımda cam kelimesinin etkisiyle anlam değişikliğine uğramıştır. • "Kuşak" ve "giysi" kavramları arasındaki ilişki için karş. kuşak, kuşanmak, kuşam.


22.07.2015
camız

Ar cāmūs/cāmūş جاموس/جاموش zmanda, su sığırı ≈ Aram gamūş גמוש za.a. Fa/OFa gaw mēş گوميش za.a. OFa gaw گو zinek, sığır << HAvr *gʷṓw-s a.a.

cami

Ar mascīdu'l-cāmiˁ مسجيد ال)جامع) zcuma mescidi, cuma namazı kılınan mescit Ar cāmiˁ جامع z [#cmˁ fāˁil fa.] toplayan, bir araya getiren Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı

camia

Ar cāmiˁ جامع z [#cmˁ fāˁil fa.] toplayan, bir araya getiren

can

Fa cān جان zyaşam << OFa gyān ruh, yaşam ≈ Sans vyāna- ruh

canan

Fa cānān جانان z [çoğ.] canlar, şiirde sevgili Fa cān +an3