cefakâr

cebin

Ar cabān/cabīn جبين/جبان z [#cbn faˁīl sf.] 1. alın, 2. korkak ≈ Ar cabuna جَبْنَ zkorkuya kapıldı, korkak idi

cebir

Ar cabr جبر z [#cbr faˁl msd.] 1. kırık kemiği kaynaştırma, 2. sentez, matematikte cebir, 3. güç, zor, kuvvet, üstünlük Ar cabara جبر z1. birleştirdi, kaynaştırdı, 2. güç kullandı ≈ Aram gəbar גבר zgüçlü ve üstün olmak

cedel

Ar cadal جدل z [#cdl faˁal ] kavga, niza, (ilimde) münazara, (mantıkta) diyalektik ≈ Ar cadala جدل zburdu, doladı, katıştırdı ≈ Aram gədal גְדַל z [#gdl] burmak, ip örmek, sarmaştırmak, dolamak

cedit

Ar cadīd جديد z [#cdd faˁīl sf.] 1. kesik, taze biçilmiş (kumaş veya meyve), 2. yeni Ar cadda جدّ z1. biçti, 2. keskin idi, canlı ve gayretli idi

cefa

Ar cafāˀ جفاء z [#cfw faˁāl msd.] kabalık, eziyet, zahmet Ar cafā جَفَا zkırıcı davrandı

cefakâr

"zalim" [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
muˁallimüŋ saŋa şuχlık ve ˁitāb ve cefākārlık [kırıcılık ve eziyet ve zulüm] ögretmiş [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
cefākār: Zalim. cefākeş: Mazlum. "... mazlum" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
cefakâr: (Asıl anlamı cefa edici) Çok cefa çekmiş, cefaya kanıksamış. 'Zavallı çok cefakâr kadındır.'

§ Ar cafāˀ eziyet Fa kār eden

 cefa, kâr


11.05.2015
cehalet

Ar cahāla(t) جهالة z [#chl faˁāla(t) msd.] bilmeme, habersiz olma Ar cahala جهل zbilmez idi

cehd

Ar cahd جَهْد z [#chd faˁl msd.] gayret etme, çabalama; gayret, çaba Ar cahada جَهَدَ zgayret etti

cehennem

Ar cahannam جهنّم zİslam mitolojisinde kıyamette günahkârların gideceği yer Aram gehīnnām/geihīnnām גֵּהִינָּם zYahudi mitolojisinde Allah'ın insanlara gazabının bir simgesi öz (İbr) gei hinnōm גי הנּם zHinnom Vadisi, Kudüs yakınında bir yer

cehl

Ar cahl جَهْل z [#chl faˁl msd.] bilmeme, cehalet Ar cahala جَهَلَ zbilmedi

ceket

Fr jaquette [küç.] kısa ceket Fr jaque bir tür köylü ceketi +et° (≈ İsp jaco a.a. ) Ar şakk شكّ z [#şkk] çuval bezi, çul, örme beden zırhı İbr/Aram şaḳḳ שַׁקּ zçuval, çul