celp

celal

Ar calāl جلال z [#cll faˁāl msd.] ulu ve heybetli olma, azamet, ululuk, yücelik Ar calla جَلّ zulu idi ≈ Aram gēl, galā גֵּל, דַּלָא zhöyük, tümsek

celali

öz Celal I. Selim (1512-1520) döneminde Bozok'ta (Yozgat) Alevi isyanı başlatan kişi

celebrity

İng celebrity 1. ün, şöhret, 2. ünlü kişi Fr célebrité kutlama (esk.), kutlanma, ün, şöhret Lat celebritas yortu, kutlama Lat celeber sık gidilen, rağbet gören (yer) +itas

celep

Ar calab جلب z [#clb faˁal ] 1. başka yerden getirilen mal, özellikle davar, 2. mal getiren, tedarikçi Ar calaba جَلَبَ zgetirdi

cellat

Ar callād جلّاد z [#cld faˁˁāl mesl.] kırbaçlayıcı [esk.], işkence ve idam görevlisi Ar calada جَلَدَ zsuya veya cilde vurdu, kırbaçladı, tokatladı

celp

"davet etmek" [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ıtāˁate müsāreˁati celb-i iltifāt-i sultāne behāne eyledi [itaate girişmesini sultanın iltifatını davet etmeğe bahane etti] YO: "davet yazısı" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
celb: (...) 4. Maznunun veya şahidin mahkemeye davet ve ihzariyçün yazılan müzekkere ve pusula.

Ar calb جلب z [#clb faˁl msd.] getirme, (mal, hayvan) nakletme, (ticari eşya) ithal etme Ar calaba جلب zberiye çekti, getirdi

Benzer sözcükler: celp kâğıdı, celpname

Bu maddeye gönderenler: calip, celep, cilbap


22.01.2015
celse

Ar calsa(t) جلسة z [#cls faˁla(t) mr.] oturum Ar calasa جَلَسَ zoturdu

cem

Ar camˁ جمع z [#cmˁ faˁl msd.] toplama, toplanma, topluluk Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı, bir araya getirdi

cemaat

Ar camāˁa(t) جماعة z [#cmˁ faˁāla(t) mr.] topluluk, toplantı Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı

cemal

Ar camāl جمال z [#cml faˁāl msd.] güzellik Ar camula جَمُلَ ztam ve eksiksiz idi, güzel idi

cemaziyülevvel

Ar cumādāˀu'l-awwal جماداء الوّل z«birinci don ayı», İslami ayların beşincisi Ar camada [#cmd] dondu