dadaş

çürü|mek

<< OTü çüri- ekşimek, bozularak köpüklenmek

çüş

ünl eşeği durdurma ünlemi

dabbe

Ar dabba(t) دبّة z [#dbb faˁla(t) ] Kuran'da kıyamet habercisi olarak anılan efsanevi varlık Aram dubbā/debbā דבּא zayı

dadaizm

Fr dadaisme modern sanatta bir akım (İlk kullanım: 1919 Hans Arp ve Tristan Tzara, Paris'li sanatçılar.) Fr dada anlamsız bir sözcük +ism°

dadan|mak

<< ETü tatġan- tat almak, tadını beğenmek ETü tatġa- tadına bakmak +In- ETü tatıġ tad +(g)A-

dadaş

TTü: "Azeri ve Acemlere verilen bir lakap" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Bana bak dadaş, şu notayı al da Acemaşiran dururken Kürdiden başlayıp ahengi bozma. [İran'a verilen bir nota münasebetiyle.] TTü: "Erzurumlu milis veya folklor teşkilatı üyesi" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Erzurum barlarını filimde temsil edenler (...) dadaşlığa henüz başlamış birtakım esnaf çıraklarıdır

≈ TTü dada/dadak erkek kardeş, ağabey çoc da-da

Not: Azeri ve Erzurum ağzında "erkek kardeş" anlamında bir deyimdir. Karş. dede.


24.07.2015
dadı

Fa dādū دادو zhalayık, dadı çoc

dağ

<< ETü tāġ a.a.

dağar

<< ETü taġar torba, çuval ≈ Moğ dagari تغار za.a.

dağdağa

Ar daġdaġa(t) دغدغة z [#dġ faˁfaˁa(t) q. msd.] 1. gıdıklanma, gıcık, 2. anlaşılmaz söz, kafa karışıklığı, 3. kargaşa, teşviş onom daġdaġa دَغْدَغَ zgıdıkladı, anlaşılmaz şekilde konuştu vb.

dağıl|mak

≈ ETü tarıl- dağılmak ETü tar- yaymak, dağıtmak +Il-