dair

dahi2

Ar dāhi داهٍ z [#dhy fāˁil fa.] kıvrak zekâlı, tedbirli, zeyrek Ar dahā دها‎ zkıvrak zekâlı idi

dahil1

Ar daχl دَخْل z [#dχl faˁl msd.] 1. girme, giriş, 2. getiri, gelir, verim, 3. sövme, sözlü saldırı Ar daχala دَخَلَ zgirdi

dahil2

Ar dāχil داخل z [#dχl fāˁil fa.] giren, duhul eden, içinde olan Ar daχala دَخَلَ zgirdi

daim

Ar dāˀim دائم z [#dwm fāˁil fa.] devam eden, devamlı, kalıcı Ar dāma دَامَ zkaldı, devam etti

daima

Ar dāˀiman دائماً z [zrf.] devamlı olarak Ar dāˀim دائم z [#dwm] devam eden +an

dair

[ Gelibolulu Mustafa Âli, 1587]
Kudrete dâyirdür: anuŋ biŋ aitunı digerüŋ on biŋ fiiorisi ile tesâvī tariḳıyla zâhirdür.

Ar dāˀir دائر z [#dwr fāˁil fa.] bir şey etrafında dönen, deveran eden Ar dāra دار zdöndü

 devir


09.09.2017
daire

Ar dāˀira(t) دائرة z [#dwr fāˁila(t) fa. fem.] döngü, dönüş, çember, halka Ar dāra دار zdöndü

dakayık

Ar daḳāˀiḳ [#dḳḳ faˁāˀil çoğ.] incelikler, nüanslar Ar daḳīḳa(t) [t.] ayrıntı, nüans

dakik

Ar daḳīḳ دقيق z [#dḳḳ faˁīl sf.] ince, hassas, narin Ar daḳḳa دقّ zufaladı, inceltti

dakika

Ar daḳīḳa(t) دقيقة z [#dḳḳ faˁīlā(t) sf. fem.] 1. partikül, incelik, ayrıntı, nüans, 2. derecenin altmışta biri Ar daḳḳa دقّ zinceltti, küçülttü

daksil

marka Daksil TTü daktilo silgisi [abb.]