dakik

daim

Ar dāˀim دائم z [#dwm fāˁil fa.] devam eden, devamlı, kalıcı Ar dāma دَامَ zkaldı, devam etti

daima

Ar dāˀiman دائماً z [zrf.] devamlı olarak Ar dāˀim دائم z [#dwm] devam eden +an

dair

Ar dāˀir دائر z [#dwr fāˁil fa.] bir şey etrafında dönen, deveran eden Ar dāra دار zdöndü

daire

Ar dāˀira(t) دائرة z [#dwr fāˁila(t) fa. fem.] döngü, dönüş, çember, halka Ar dāra دار zdöndü

dakayık

Ar daḳāˀiḳ [#dḳḳ faˁāˀil çoğ.] incelikler, nüanslar Ar daḳīḳa(t) [t.] ayrıntı, nüans

dakik

"rafine" [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
ẓarīf şiˁrler ve daḳīḳ nükteler söyler "hassas" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Pek dakik kan tahlilatı "zamanında işleyen" [ Cumhuriyet - gazete, 1963]
KLM'in fevkalâde dakik olmasının sebebi tarifelerinin 7 ay önceden hazırlanmasıdır.

Ar daḳīḳ دقيق z [#dḳḳ faˁīl sf.] ince, hassas, narin Ar daḳḳa دقّ zufaladı, inceltti

 dikkat

Not: "Hassas, dikkatli, ince elenmiş" anlamını 1950'lere kadar korumuştur. Güncel anlamı, sözcüğün her türlü hassas cihaz ve özellikle saat imalatı için kullanılmasından türemiş ve belki dakika sözcüğünden etkilenmiş olmalıdır.


14.11.2019
dakika

Ar daḳīḳa(t) دقيقة z [#dḳḳ faˁīlā(t) sf. fem.] 1. partikül, incelik, ayrıntı, nüans, 2. derecenin altmışta biri Ar daḳḳa دقّ zinceltti, küçülttü

daksil

marka Daksil TTü daktilo silgisi [abb.]

daktilo

Fr dactylo [abb.] Fr dactylographe parmakla yazma aygıtı § EYun dáktylos δάκτυλος zparmak EYun graphḗ γραφή zyazı

dal

<< ETü tāl ağaç dalı

dal|mak

<< ETü tal- 1. çarpılmak, (bir şeye) çarpmak, 2. hastalanmak, özellikle sara veya akıl hastalığına tutulmak, sevdalanmak