dakika

daima

Ar dāˀiman دائماً z [zrf.] devamlı olarak Ar dāˀim دائم z [#dwm] devam eden +an

dair

Ar dāˀir دائر z [#dwr fāˁil fa.] bir şey etrafında dönen, deveran eden Ar dāra دار zdöndü

daire

Ar dāˀira(t) دائرة z [#dwr fāˁila(t) fa. fem.] döngü, dönüş, çember, halka Ar dāra دار zdöndü

dakayık

Ar daḳāˀiḳ [#dḳḳ faˁāˀil çoğ.] incelikler, nüanslar Ar daḳīḳa(t) [t.] ayrıntı, nüans

dakik

Ar daḳīḳ دقيق z [#dḳḳ faˁīl sf.] ince, hassas, narin Ar daḳḳa دقّ zufaladı, inceltti

dakika

"incelik, nüans" [ Seyf-i Sarayî, Gülistan tercümesi, 1391]
[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
riayet-i müsāfirīnde daḳīḳa fevt olunmaz [konuk ağırlamada en ince nüans gözardı edilmez] "... saatin kesiri" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
daḳıyḳa: Subtilis, minuta [ince, incelik] & usit. momentum, minutum [kullanımda, an, sürenin küçük birimi].

Ar daḳīḳa(t) دقيقة z [#dḳḳ faˁīlā(t) sf. fem.] 1. partikül, incelik, ayrıntı, nüans, 2. derecenin altmışta biri Ar daḳḳa دقّ zinceltti, küçülttü

 dikkat

Not: Karş. Akad daḳḳiḳu "çok küçük, ince".

Bu maddeye gönderenler: dakayık


09.09.2017
daksil

marka Daksil TTü daktilo silgisi [abb.]

daktilo

Fr dactylo [abb.] Fr dactylographe parmakla yazma aygıtı § EYun dáktylos δάκτυλος zparmak EYun graphḗ γραφή zyazı

dal

<< ETü tāl ağaç dalı

dal|mak

<< ETü tal- 1. çarpılmak, (bir şeye) çarpmak, 2. hastalanmak, özellikle sara veya akıl hastalığına tutulmak, sevdalanmak

dala|mak

<< OTü tala- (köpek) ısırmak, (ısırgan otu) yakmak