dal|mak

dakik

Arapça dḳḳ kökünden gelen daḳīḳ دقيق z "ince, hassas, narin" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daḳḳa دقّ z "ufaladı, inceltti" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

dakika

Arapça dḳḳ kökünden gelen daḳīḳa(t) دقيقة z "1. partikül, incelik, ayrıntı, nüans, 2. derecenin altmışta biri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça daḳḳa دقّ z "inceltti, küçülttü" fiilinden alıntıdır.

daksil

Daksil ticari markasından türetilmiştir. Bu sözcük Türkiye Türkçesi daktilo silgisi deyiminden türetilmiştir.

daktilo

Fransızca dactylo sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca dactylographe "parmakla yazma aygıtı" sözcüğünün kısaltmasıdır. Bu sözcük Eski Yunanca dáktylos δάκτυλος z "parmak" ve Eski Yunanca graphḗ γραφή z "yazı" sözcüklerinin bileşiğidir.

dal

Eski Türkçe tāl "ağaç dalı" sözcüğünden evrilmiştir.

dal|mak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, 1000 yılından önce]
ögsüz bolup talıp [aklını yitirip çarpılarak? cinnet geçirerek?] Eski Türkçe: "çarpmak" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er topıknı aḏrı bile taldı [adam topa çatal dalla vurdu] (...) atlıġ anı talturdı [atlı ona saldırdı] (...) talġan ig [sara hastalığı] Kıpçakça: "... gücü tükenmek ... suya dalmak" [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
taldı: taˁiba [[gücü tükendi, yoruldu (Kıpçakça). Türkmen dilinde "suya daldı" (ġaṭasa) anlamında kullanılır.]] Çağatayca: "... hastalanmak" [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, 1500 yılından önce]
talmak: être malade, fatigué [hasta veya yorgun olmak]; s'évanouir [bayılmak]; s'enfoncer soit dans l'eau soit dans les réflexions [suya veya düşünceye dalmak] Türkiye Türkçesi: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
suya dalmak

Köken

Eski Türkçe tal- "1. çarpılmak, (bir şeye) çarpmak, 2. hastalanmak, özellikle sara veya akıl hastalığına tutulmak, sevdalanmak" fiilinden evrilmiştir.

Ek açıklama

Karş. Kırgızca ve Kazakça tal- "bayılmak, çok yorulmak, hasta olmak". TTü ve Çağatayca 14. yy'dan itibaren beliren "düşünceye dalmak" ve "suya dalmak" anlamları derivatiftir.

Benzer sözcükler

daldırmak, daldırma, dalgın, dalınmak, dalıp gitmek, uykuya dalmak

Bu maddeye gönderenler

dalak, dalga (mikrodalga), dalgıç, dalkavuk


22.06.2015
dala|mak

Orta Türkçe tala- "(köpek) ısırmak, (ısırgan otu) yakmak" fiilinden evrilmiştir.

dalak

Eski Türkçe talak "1. sevda, melankoli, 2. bir organ, dalak" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe tal "dalak" sözcüğünden Eski Türkçe +Ak ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe tal- "1. çarpılmak, 2. cinnet getirmek, aklını yitirmek" fiili ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. (Kaynak: OTWF I.75.)

dalalet

Arapça ḍll kökünden gelen ḍalāla(t) ضلالة z "yoldan çıkma, azma, sapma, sapkınlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍalla ضَلَّ z "saptı, yanlış yola gitti" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır.

dalaş|mak

Orta Türkçe tala- "ısırmak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Iş- ekiyle türetilmiştir.

dalga

Orta Türkçe talkaġ veya talkan "denizde çırpıntı, dalga" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Orta Türkçe yazılı örneği bulunmayan *talka- "çırpınmak, çalkalanmak" fiilinden Türkiye Türkçesinde +I(g) ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe tal- "çarpmak, çırpmak" fiilinden türetilmiştir.