dala|mak

dakika

Ar daḳīḳa(t) دقيقة z [#dḳḳ faˁīlā(t) sf. fem.] 1. partikül, incelik, ayrıntı, nüans, 2. derecenin altmışta biri Ar daḳḳa دقّ zinceltti, küçülttü

daksil

marka Daksil TTü daktilo silgisi [abb.]

daktilo

Fr dactylo [abb.] Fr dactylographe parmakla yazma aygıtı § EYun dáktylos δάκτυλος zparmak EYun graphḗ γραφή zyazı

dal

<< ETü tāl ağaç dalı

dal|mak

<< ETü tal- 1. çarpılmak, (bir şeye) çarpmak, 2. hastalanmak, özellikle sara veya akıl hastalığına tutulmak, sevdalanmak

dala|mak

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
ıt taladı [köpek ısırdı] TTü: [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
ve kuduz it ṭaladuğuna ve kulunca müfiddür.

<< OTü tala- (köpek) ısırmak, (ısırgan otu) yakmak

Benzer sözcükler: dalağan, dalaş

Bu maddeye gönderenler: dalaş-, talan


01.01.2016
dalak

<< ETü talak 1. sevda, melankoli, 2. bir organ, dalak ETü tal dalak +Ak ≈? ETü tal- 1. çarpılmak, 2. cinnet getirmek, aklını yitirmek (Kaynak: OTWF I.75.)

dalalet

Ar ḍalāla(t) ضلالة z [#ḍll faˁāla(t) msd.] yoldan çıkma, azma, sapma, sapkınlık Ar ḍalla ضَلَّ zsaptı, yanlış yola gitti

dalaş|mak

OTü tala- ısırmak +Iş-

dalga

<< OTü talkaġ/talkan denizde çırpıntı, dalga OTü *talka- çırpınmak, çalkalanmak +I(g) ETü tal- çarpmak, çırpmak

dalgıç

TTü dal- +(g)Iç