dalga

dal|mak

<< ETü tal- 1. çarpılmak, (bir şeye) çarpmak, 2. hastalanmak, özellikle sara veya akıl hastalığına tutulmak, sevdalanmak

dala|mak

<< OTü tala- (köpek) ısırmak, (ısırgan otu) yakmak

dalak

<< ETü talak 1. sevda, melankoli, 2. bir organ, dalak ETü tal dalak +Ak ≈? ETü tal- 1. çarpılmak, 2. cinnet getirmek, aklını yitirmek (Kaynak: OTWF I.75.)

dalalet

Ar ḍalāla(t) ضلالة z [#ḍll faˁāla(t) msd.] yoldan çıkma, azma, sapma, sapkınlık Ar ḍalla ضَلَّ zsaptı, yanlış yola gitti

dalaş|mak

OTü tala- ısırmak +Iş-

dalga

KTü: tolkun/talkın [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
mawc [Ar.]: tolkun [dalga] KTü: talaz [ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
dalġa, talaz [dalga] TTü: talka [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
pādişāhlaruŋ işi deŋiz seferi gibidür, ya genc [servet] ḥāṣıl kılursın, ya ṭalḳa-ıla ölürsin Çağ: talğak [ Babürname, 1530]
talğak ve tūfān ve yağın ve çapkun bolur [dalga, tufan, yağmur, fırtına olur]

<< OTü talkaġ/talkan denizde çırpıntı, dalga OTü *talka- çırpınmak, çalkalanmak +I(g) ETü tal- çarpmak, çırpmak

 dal-

Not: Karş. ETü talğan ig "sara hastalığı", talpın- "çırpınmak", talġur- "midesi altüst olmak", talkıt- "sallamak, çarpıtmak", talkıl- "kakılmak, savulmak" ve TTü dalabı- "çırpınmak, oynayıp sıçramak", dalbın- "çırpınmak". • Moğ dolgiya "dalga" < dolgi- "dalgalanmak, sıçramak, çırpınmak" muhtemelen Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: dalga geçmek, dalgaboyu, dalgacı, dalgalanmak, dalgalı, dalgametre, dalgasız, kısa dalga, orta dalga

Bu maddeye gönderenler: mikrodalga


30.07.2019
dalgıç

TTü dal- +(g)Iç

dalkavuk

<? TTü dal-/dala- çarpmak, çırpmak

dallama

≈ TTü dalyarak

daltonizm

Fr daltonisme İng daltonism renk körlüğü öz John Dalton İngiliz fizikçi (1766-1844) +ism°

dalya1

İt taglio kesik, çentik İt tagliare kesmek << OLat taliare çelik aşısı yapmak, kesmek