darağacı

+dar

Farsça +dār دار z "[bileşik adlarda] tutan, sahip olan, -li, -ci" parçacığından alıntıdır. Farsça parçacık Farsça ve Orta Farsça dāştan, dār- داشتن, دار z "tutmak, sahip olmak, malik olmak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen dāraya- sözcüğünden alıntıdır. Eski Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen dar- sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *dʰer-2 "sıkı tutmak" biçiminden evrilmiştir.

dar1

Eski Türkçe tār "geniş olmayan, sıkı" sözcüğünden evrilmiştir.

dar2

Arapça dwr kökünden gelen dār دار z "barınak, konut, yurt" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dāra دار z "döndü, çevirdi" fiili ile eş kökenlidir. (NOT: Bu sözcük Aramice/Süryanice dwr kökünden gelen dūrā דורא z "yerleşim, oba" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Akatça aynı anlama gelen dāru sözcüğü ile eş kökenlidir. )

dara

İtalyanca tara "tartıda brüt ağırlıktan çıkarılan kap payı" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük Arapça ṭrḥ kökünden gelen ṭarḥa(t) طرح z "atılan şey, çıkartma, tarhiyat" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ṭaraḥa "attı, çıkardı" fiilinin faˁla(t) vezninde ismi merresidir.

daraba

Arapça drb kökünden gelen darrāba(t) درّابة z "kepenk, ahşap paravan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça darb درب z "kapı, özellikle kale kapısı veya dağ geçidi" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Orta Farsça darbāzag "eşik, kapı, bâb" sözcüğü ile eş kökenlidir. Orta Farsça sözcük Akatça tarbāṣu "1. ağıl, avlu, 2. kral sarayı (= Alm Hof)" sözcüğünden alıntıdır.

darağacı
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

dar [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
beni bazarda iletdiler, kollarımdan dâra asakodılar. dar ağacı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
dār & dārağacı: Patibulum.

Köken

Farsça ve Orta Farsça dār veya dar دار z "1. ağaç, 2. çarmıh, haç, idam ağacı" sözcüğünden türetilmiştir. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde dāru- "ağaç" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen dáru sözcüğü ile eş kökenlidir. Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *dóru- "ağaç, özellikle meşe ağacı" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *drew- "sağ, sağlam, doğru" biçimi ile eş kökenlidir.

Daha fazla bilgi için dendroloji maddesine bakınız.

Ek açıklama

Türkçe deyim "ağaç ağacı" anlamındadır. Aynı HAvr kökten Eski Yunanca dóry/déndron, İngilizce tree "ağaç".

Bu maddeye gönderenler

darülfülfül (falafel), tarçın


15.11.2019
daral

Türkiye Türkçesi daral- fiilinden türetilmiştir.

darbe

Arapça ḍrb kökünden gelen ḍarba(t) ضربة z "vuruş, vurgu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍaraba ضَرَبَ z "vurdu" fiilinin faˁla(t) vezninde ismi merresidir.

darbımesel

Arapça ḍarbu maṯal ضرب مثل z "hikâyenin son cümlesi, kıssadan hisse, özlü söz" deyiminden alıntıdır. Arapça deyim Arapça ḍarb ضرب z "vuruş, vurgu, şiirde beytin son ayağı" ve Arapça maṯal مثل z "masal, kıssa" sözcüklerinin bileşiğidir.

darbuka

Arapça darabukka دربكّ z "bir tür küçük davul (Mıs.)" sözcüğü ile eş kökenlidir.

dareyn

Arapça dārayn دارين z "iki evler, dünya ve ahiret" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça dwr kökünden gelen dār دار z "ev, diyar" sözcüğünün ikil (dual) halidir.