dede

debi

Fr débit [dev.] 1. dilimleme, perakende satma, azar azar verme, 2. belli bir sürede akan sıvı hacmi Fr débiter [den.] tomruğu kereste haline getirmek, perakende satmak Nor de+ *biti kütük, kalın ağaç gövdesi

debil

Fr débile 1. güçsüz, sakat, özürlü, 2. psikolojide 80'den düşük IQ sahibi Lat debilis sakat, güçsüz Lat de+ habilis alışık, muktedir

debloke

Fr débloquer tıkanmış bir şeyi açmak, blokaj kaldırmak Fr de+ bloquer tıkamak

debriyaj

Fr débrayage makine milini dişlilerden ayırma, dekuple etme, debriyaj Fr de+ braie mil, değirmen mili +age

deccal

Ar daccāl دجّال z [#dcl faˁˁāl mesl.] İslami inanca göre kıyametten önce gelecek olan sahte mesih Aram daggalā דגלא zkurnaz, sahteci; Yahudi inancında Mesihten önce dünyaya egemen olacak bir varlık İbr/Aram dāgal דָגַל zordu düzmek ≈ İbr degel דֶגֶל zordu, askeri birlik

dede

: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
dede [[baba - Oğuzca]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
dede: al-cadd abū'l-āb [babanın babası olan ata]

<< ETü-O dede baba, dede çoc da-da

Not: Çocuk dilinde evrensel olan erkek kişi sembolizminden türediği muhakkaktır. Karş. İng dad/daddy "baba", EYun τέττα, τατά, Lat tata, Sans tātas "baba, dede". Bu örnekler arasında kültürel alışveriş ilişkisi bulunmaz.

Benzer sözcükler: aydede


24.04.2018
dedikodu
dedüksiyon

Fr déduction çıkarsama, tümdengelim Lat deductio a.a. Lat deducere sevketmek, -den götürmek, sonuç çıkartmak +()tion Lat de+ ducere, duct- sevketmek

def1

Ar dafˁ دَفْع z [#dfˁ faˁl msd.] tepme, kovma, geri verme Ar dafaˁa دَفَعَ ztepti, kovdu

def2

Ar/Fa daf/daff دف/دفّ ztek yüzlü davul, def, çalpara Aram dappā דפא ztabla, tepsi Akad dappu a.a. Sumer (Kaynak: CAD sf. 3:106)

defa

Ar dafˁa(t) دفعة z [#dfˁ faˁla(t) mr.] 1. itiş, darbe, 2. bir kerede ödeme