delgi

del|mek

<< ETü tel- delmek

delalet

Ar dalāla(t) دلالة z [#dll faˁāla(t) msd.] yol gösterme, işaret etme, delil olma Ar dalla دَلَّ zgösterdi, işaret etti

delege

Fr délegué [pp.] yetkilendirilmiş kimse, murahhas Lat delegatus [pp.] a.a. Lat delegare yetkilendirmek +()t° Lat de+ lēgare [den.] sözleşmek, görev vermek ≈ Lat lex, leg- yasa

delete

İng delete (yazılmış veya çizilmiş bir şeyi) silmek Lat deletus silinmiş Lat delere silmek

delgeç

TTü del- +(g)Aç

delgi

YTü: [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
delgi = Miskab

TTü del- +gU

 del-


17.11.2014
deli

<< ETü telü deli << ETü tilve a.a.

delik

<< ETü telük delik ETü tel- +Uk

delil

Ar dalīl دليل z [#dll faˁīl sf.] 1. yol gösteren, kılavuz, 2. kanıt Ar dalla دلّ zyol gösterdi, işaret etti

delirium

Lat delirium [dev.] aklını yitirme Lat delirare [f.] çığırından çıkmak Lat de+ līra sabanın toprakta açtığı iz, evlek << HAvr *lói̯seh₂ (*lói̯sā) HAvr *lei̯s- iz

delişmen

TTü deliş-/delleş- delirmek +mAn