dergâh

derdest

Farsça dar dast در دست z "elde, yakalanmış, tutuklu" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça dast دست z "el" sözcüğünden türetilmiştir.

dere

Farsça dara veya darre دره/درّه z "vadi, iki dağ arasındaki geçit" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça dar "kapı" sözcüğünden +a ekiyle türetilmiştir. (NOT: Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde darenā- "vadi, yar" sözcüğü ile eş kökenlidir. )

derece

Arapça drc kökünden gelen daraca(t) دَرَجَة z "adım, eşik, basamak" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Arapça daraca دَرَجَ z "yürüdü, adımladı, ayak bastı" fiilinin faˁala(t) vezninde ismi merresidir. ) Bu sözcük Aramice/Süryanice drg kökünden gelen dərag, dargā דְרַג z "basamak, merdiven" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Akatça daraggu "patika, yürüme yolu" sözcüğü ile eş kökenlidir.

dereke

Arapça drk kökünden gelen daraka(t) دركة z "merdivenin alt basamağı, bir şeyin dip noktası" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük İbranice derek דרכ z "yol, patika" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük İbranice dārak דרכ z "yürüme, ayak basma, adımlama" fiilinden türetilmiştir. İbranice fiil Aramice/Süryanice aynı anlama gelen dārag דרג z kökü ile eş kökenlidir. )

dereotu

Türkiye Türkçesi tere otu sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Farsça tara تره z "yeşillik, çiğ yenen her türlü sebze" sözcüğünden türetilmiştir.

dergâh
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"makam, saray, atebe" [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
çün yakın geldi şeχüŋ dergâhına [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
pādişāh dergāhına ola nis̠ār

Köken

Farsça dargāh درگاه z "kapı mahalli, eşik" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça dar در z "kapı" ve Farsça gāh گاه z "yer" sözcüklerinin bileşiğidir.

Daha fazla bilgi için der1, +gâh maddelerine bakınız.


21.09.2017
dergi

Eski Türkçe térgü "sofra, sofradaki çeşitli yemek" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe tér- "dermek" fiilinden Yeni Türkçe +gU ekiyle türetilmiştir.

derhal

Farsça darḥāl در حال z "şimdiki zamanda, hemen" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça sadece bileşiklerde görülen dar "de hali edatı" ve Arapça ḥāl حال z "şimdiki zaman" sözcüklerinin bileşiğidir.

deri

Eski Türkçe teri "cilt" sözcüğünden evrilmiştir.

derin

Eski Türkçe teriŋ "birikmiş, derin (su)" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe térin- "toplanmak, birikmek" fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

deriş|mek

Türkiye Türkçesi der- fiilinden Yeni Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir.