despot

desinatör

Fr dessinateur tasarımcı, çizici Fr dessiner tasarlamak +(t)or

desise

Ar dasīsa(t) دسيسة z [#dss faˁīla(t) sf. fem.] gizli amaçlar gütme, entrika Ar dassa دَسَّ zsakladı, gizledi, bir şeyin altına koydu

deskriptif

Fr déscriptif tasviri Lat describere suretini çıkarmak, yazı veya çizimle tasvir etmek +(t)iv° Lat de+ scribere, script- yazmak, çizmek

desktop

İng desktop masa üstü § İng desk çalışma masası, tezgâh İng top üst

desperado

İsp desperado [pp.] umudu tükenmiş, çaresiz, haydut İsp desperar ümidi kesmek, ümitsiz olmak +()t° << Lat desperare a.a. Lat de+ sperare [den.] ummak, ümidi olmak Lat spēs ümit << HAvr *spḗs bereket, talih HAvr *speh₁- (*spē-) iyi gitmek, başarılı olmak

despot

"Rum hükümdarı" [SM <1451]
görmez misüŋ ki Despot gibi ˁāzīm kırala neler eylediler, il ve memleketini elinden alub kırallar arasında χor u ḥāḳīr eyledi "müstebit" [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
despot: Kendi keyfine göre idare eden hükümdar.

Yun despótis δεσπότης zefendi, egemen, hükümdar << EYun despótēs δεσπότης zev sahibi << HAvr *déms-póti-s § HAvr *dṓm ev HAvr *póti-s güçlü, muktedir

Not: Türkçe modern kullanımı Batı dillerinden alınmıştır.

Benzer sözcükler: despotik, despotizm, despotlaşmak


05.09.2017
dest

Fa dast دست zel << EFa dasta- a.a. (≈ Ave zasta- a.a. ) << HAvr *ǵʰés-to- HAvr *ǵʰes- a.a.

destan

Fa dastān/dāsitān دستان/داستان zanlatı, hikaye, mit ≈ Ave dasta- bilgi

deste

Fa daste دسته ztutam, avuç, bir elin tutacağı miktar Fa dast دست zel +a

destek

Fa dastak دستك z [küç.] «elcik», tutamak, alkış Fa dast دست zel +ak2

destinasyon

Fr/İng destination ulaşılacak hedef, gidilen yer Lat destināre belirlemek, tayin etmek, kaderini çizmek +(t)ion Lat de+ *stenāre durdurmak, dikmek, mukavim kılmak << HAvr *stnéh₂- (*stnā́-) HAvr *steh₂- (*stā-) durmak