dolmuş

dolgu

TTü dol- +gU

dolgun

TTü dol- +gIn

dolikosefal

Fr dolichocéphale uzun kafalı § EYun doliχós δολιχός zuzun (<< HAvr *dl̥h₁gʰó-s (*dlēgʰó-s) uzun ) EYun kephalḗ κεφαλή zkafa

dolma

TTü dol- +mA

dolmen

Fr dolmen megalitik mezar anıtı (İlk kullanım: Théophile Corret de la Tour d'Auvergne, Fr. asker ve arkeolog (1743-1800).) § Bret taol masa Bret men taş

dolmuş

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
dolmuş [ortaklaşa tutulan kayık]

TTü dol- +mIş

 dol-

Benzer sözcükler: dolmuş şoförü, dolmuşçu


08.10.2014
dolomit

Fr dolomite bir tür çökelti kayası (İlk kullanım: 1791 Fr.) öz Déodat de Dolomieu Fransız jeolog (1750-1801) +ite

dolu

<< ETü tolu/tolı 1. dolgun, 2. buz parçalarından oluşan yağış ETü tol- +I(g)

dolunay

<< ETü tōlun āy ETü tōlun dolu, tam ETü tōl- +In

domain

İng domain mülk, birinin egemenliğinde bulunan şey veya yer, a.a. EFr demeine mülk OLat dominicum mal sahibinin doğrudan tasarruf ettiği mülk Lat dominus ev sahibi, patron +ic° Lat domus ev +in°

domal|mak

<< OTü tomal- şişinmek, top haline gelmek ETü toŋ dolu, dolgun +Al-