dolomit

dolgun

TTü dol- +gIn

dolikosefal

Fr dolichocéphale uzun kafalı § EYun doliχós δολιχός zuzun (<< HAvr *dl̥h₁gʰó-s (*dlēgʰó-s) uzun ) EYun kephalḗ κεφαλή zkafa

dolma

TTü dol- +mA

dolmen

Fr dolmen megalitik mezar anıtı (İlk kullanım: Théophile Corret de la Tour d'Auvergne, Fr. asker ve arkeolog (1743-1800).) § Bret taol masa Bret men taş

dolmuş

TTü dol- +mIş

dolomit

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Dolomie [Fr.]: dolomi, fahmiyet?-i kils ve magnezyumdan ibaret bir sahradır.

Fr dolomite bir tür çökelti kayası (İlk kullanım: 1791 Fr.) öz Déodat de Dolomieu Fransız jeolog (1750-1801) +ite


30.09.2017
dolu

<< ETü tolu/tolı 1. dolgun, 2. buz parçalarından oluşan yağış ETü tol- +I(g)

dolunay

<< ETü tōlun āy ETü tōlun dolu, tam ETü tōl- +In

domain

İng domain mülk, birinin egemenliğinde bulunan şey veya yer, a.a. EFr demeine mülk OLat dominicum mal sahibinin doğrudan tasarruf ettiği mülk Lat dominus ev sahibi, patron +ic° Lat domus ev +in°

domal|mak

<< OTü tomal- şişinmek, top haline gelmek ETü toŋ dolu, dolgun +Al-

domalan

TTü tomal-/domal- top olmak, yuvarlak hale gelmek +(g)An