duş

durgun

<< ETü turkun duran (su) ETü tur- +gIn

duru

<< ETü turuġ duruk, dingin, sakin, bulanık olmayan ETü tur- +I(g)

durum

≈ ETü turum boy, endam ETü tur- +Im

durum buğdayı

Lat durum [n.] 1. sert, dirençli, 2. bir buğday türü << HAvr *duh₂-ró- HAvr *dweh₂- pek ve sağlam olma

duruşma

TTü dur- +Iş-

duş

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Douche [Fr.]: teşelşül, duş.

Fr douche a.a. İt doccia [dev.] su borusu OLat *ductiare iletmek, nakletmek, sevketmek Lat ductare [den.] sürmek, sevketmek Lat ducere, duct- a.a.

 dük

Benzer sözcükler: duşakabin


29.09.2017
dut

Ar tūt توت zdut ağacı ve meyvesi, morus indica Aram tūtā תות za.a.

duty-free

İng duty-free gümrükten muaf § İng duty ödenecek şey, ödev, borç, vergi (EFr duité a.a. EFr du borç << Lat dēbitum [pp. n.] a.a. Lat dēbere borçlu olmak +()t° ) İng free özgür, muaf

duvak

<< TTü tuğak/duğak gelinin yüzünü örten perde ETü tuġ sancak, alem +Ak

duvar

Fa dīvār/divār ديوار/دوار za.a. << EFa *deγa-vāra- kerpiç duvar § EFa deγa- kerpiç, kil (<< HAvr *dʰei̯ǵʰ- yoğurmak ) EFa vāra- korumak, etrafını çevirmek (<< HAvr *wer-¹ korumak )

duy

Fr douille kılıç kını, her türlü mekanik alette kın işlevi gören girinti Ger *dulja- kın