dulda

dudu2

≈ Erm dudu տուտու zyaşlı kadın, dadı çoc دادو z

duduk

Erm duduk տուտուք/դուդուք zErmeni halk müziğinde kullanılan bir nefesli çalgı TTü düdük

duhul

Ar duχūl دخول z [#dχl fuˁūl msd.] girme, içeri girme, dahil olma Ar daχala دَخَلَ zgirdi

duhuliye

Ar duχūl içeri girme +īya(t)1

dul

<< ETü tul eşi ölmüş kadın

dulda

[ Pir Sultan Abdal, y. 1600]
dağlar sindi tepeler daldasına [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
duldalanmak: Gizlenmek.

Moğ dalda gizli, saklı, sinmiş ≈ Moğ daldala- gizlemek, saklamak

Not: Moğolca temel vokabülere ait olan sözcüğün Eski Asya Türkçesinde karşılığı yoktur. ● Anadolu ağızlarında görülen duluk "1. gizli, saklı, 2. kadın cinsel organı" aynı kökten türemiş olmalıdır. Karş. duluğu sirkeli "amı bitli" (hakaret sözü).

Benzer sözcükler: dalda, duldalanmak, duluk, dulunmak


30.07.2019
dum duma

?

duman

<< ETü tuman sis, bulut ETü tun- kapanmak, hava bulutlanmak +(g)An

dumdum

İng dumdum bullet bir tür kurşun (İlk kullanım: 1897 İng. Hind.) öz Dumdum Hindistan'ın Bengal bölgesinde bir müstahkem yer ve cephane fabrikası Bengali damdama toprak kale, burç, tabya Fa damdama دمدمه za.a.

dumur

Ar ḍumr/ḍumūr ضمر/ضمور z [#ḍmr fuˁūl msd.] zayıflama, büzüşme Ar ḍamara ضَمَرَ zzayıfladı, büzüştü

dun

Ar dūn دون z [#dnw] aşağı, alçak