duruşma

durendiş

§ Fa dūr uzak (<< EFa/Ave dūra a.a. ) Fa andīş düşünen

durgun

<< ETü turkun duran (su) ETü tur- +gIn

duru

<< ETü turuġ duruk, dingin, sakin, bulanık olmayan ETü tur- +I(g)

durum1

≈ ETü turum boy, endam ETü tur- +Im

durum2

Lat durum [n.] 1. sert, dirençli, 2. bir buğday türü << HAvr *duh₂-ró- HAvr *dweh₂- pek ve sağlam olma

duruşma

YTü: "muhakeme" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
müstantikliğe müracaatla duruşma ve tahliye talebi üzerine karar verilecektir

TTü dur- +Iş-

 dur-


30.09.2017
duş

Fr douche bir borudan su püskürtme yoluyla banyo tertibatı İt doccia [dev.] su borusu, a.a. OLat ductio boru/kanal ile su iletme, isale Lat ductus [den.] sürüş, iletiş, su kanalı Lat ducere, duct- sürmek, sevketmek

dut

Ar tūt توت zdut ağacı ve meyvesi, morus indica Aram tūtā תות za.a.

duty-free

İng duty-free gümrükten muaf § İng duty ödenecek şey, ödev, borç, vergi (EFr duité a.a. EFr du borç << Lat dēbitum [pp. n.] a.a. Lat dēbere borçlu olmak +()t° ) İng free özgür, muaf

duvak

<< TTü tuğak/duğak gelinin yüzünü örten perde (Kaynak: Eren sf. 124)ETü tuġ sancak, alem +Ak

duvar

Fa dīvār/divār ديوار/دوار za.a. << EFa *deγa-vāra- kerpiç duvar § EFa deγa- kerpiç, kil (<< HAvr *dʰei̯ǵʰ- yoğurmak ) EFa vāra- korumak, etrafını çevirmek (<< HAvr *wer-¹ korumak )