duy

duş

Fr douche a.a. İt doccia [dev.] su borusu OLat *ductiare iletmek, nakletmek, sevketmek Lat ductare [den.] sürmek, sevketmek Lat ducere, duct- a.a.

dut

Ar tūt توت zdut ağacı ve meyvesi, morus indica Aram tūtā תות za.a.

duty-free

İng duty-free gümrükten muaf § İng duty ödenecek şey, ödev, borç, vergi (EFr duité a.a. EFr du borç << Lat dēbitum [pp. n.] a.a. Lat dēbere borçlu olmak +()t° ) İng free özgür, muaf

duvak

<< TTü tuğak/duğak gelinin yüzünü örten perde ETü tuġ sancak, alem +Ak

duvar

Fa dīvār/divār ديوار/دوار za.a. << EFa *deγa-vāra- kerpiç duvar § EFa deγa- kerpiç, kil (<< HAvr *dʰei̯ǵʰ- yoğurmak ) EFa vāra- korumak, etrafını çevirmek (<< HAvr *wer-¹ korumak )

duy

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
duy: Elektrik ampulünün takıldığı yer.

Fr douille kılıç kını, her türlü mekanik alette kın işlevi gören girinti Ger *dulja- kın


04.12.2014
duy|mak

<< ETü tuy- hissetmek, anlamak, fark etmek

duyarga

TTü duy- +ArgA

duyarlık

TTü duyar (geniş zaman 3. tekil kişi) +lIk TTü duy- +()r

duygu

TTü duy- +gU

duyu

TTü duy- +I(g)