eğlence

eğin

<< ETü egin hayvan sırtı, omuz <? ETü eg- bükmek, eğmek +In

eğir

Yun/EYun ákoros άκορος zsulak yerlerde yetişen bir bitki, acorus calamus

eğir|mek

<< ETü egir- çevirmek, dolamak, kuşatmak

eğit|mek

<< ETü igid- (hayvan veya köle) beslemek, yetiştirmek

eğlen|mek

OTü egle- vakit geçirmek, oyalamak, bekletmek +In- ETü ȫd vakit +lA-

eğlence

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
eglence: Occupatio [meşgale, meşgul olma], oblectamentum [vakit geçirme] & mora [gecikme] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
eğlenceli adam, eğlenceli yer eğlencelik [ Recaizade Ekrem, Araba Sevdası, 1896]
dondurmacı, leblebici, eğlencelik şamfıstıkçı, şekerci, simitçi

TTü eğlen- +çA

 eğlen-

Benzer sözcükler: eğlenceli, eğlencelik


28.12.2015
eğrek

<< TTü eğlek/eğrek 1. su birikintisi, gölcük, 2. koyunların toplandığı yer, koyun ahırı, mandıra TTü eğre- (su) birikmek +(g)Ak

eğrelti

<< TTü eğreldü otı bataklık bitkisi TTü eğrel- (su) birikmek +dU

eğreti

Ar ˁārīyetī عاريتى z [nsb.] ödünç olarak, geçici Ar ˁārīya(t) عاريّة zödünç

eğri

<< ETü egri kıvrık, dönük ETü egir- çevirmek, döndürmek +I(g)

ehemmiyet

Ar ahamm أَهَمّ z [#hmm afˁal kıy.] daha mühim, çok mühim Ar hamma هَمَّ zkaygılandı, önemsedi