ecel

ebrar

Arapça brr kökünden gelen abrār أبرار z "hayırlar, hayırlı kişiler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça barr بِرّ z "hayırlı, iyi, erdemli" sözcüğünün afˁāl vezninde çoğuludur.

ebru

Farsça abrī أبرى z "bulut gibi, hareli" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça abr أبر z "bulut" sözcüğünden +ī ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen abra- sözcüğünden evrilmiştir. Eski Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen avra- sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Sanskritçe abhrá अभ्र z "yağmur bulutu" sözcüğü ile eş kökenlidir.

ebu

Arapça Abw kökünden gelen abū veya أبو/بو z "baba" sözcüğünden alıntıdır.

ecdat

Arapça cdd kökünden gelen acdād أجداد z "cedler, atalar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça cadd جدّ z "dede, ata" sözcüğünün afˁāl vezninde çoğuludur.

ece

Eski Türkçe eçe "abla" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe eçi veya eçü "ata, dede, ağa, ağabey" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük çocuk dilinden türetilmiştir.

ecel
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Kutadgu Bilig, 1069]
busuġda küḏer bu körünmez acal [pusuda bekler bu görünmez ecel]

Köken

Arapça Acl kökünden gelen acal أجل z "1. biçilmiş süre, bekleme süresi, 2. ölüm" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça acila أجل z "bekledi, duraksadı" fiilinin faˁal vezninde türevidir.

Bu maddeye gönderenler

tecil (müeccel)


31.03.2015
ecinni

Arapça cnn kökünden gelen acinna(t) أجنّة z "cinler" veya Arapça cinnī جنّى z "bir adet cin" sözcüğünden alıntıdır.

ecir

Arapça Acr kökünden gelen acr أجر z "ücret, ivaz, bir iş veya hizmete karşı ödenen bedel" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen agər אגר z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen agaru sözcüğünden alıntıdır.

eciş bücüş

Türkiye Türkçesi ezik büzük deyiminden evrilmiştir.

ecnebi

Arapça cnb kökünden gelen acnabī أجنبى z "dışarılı, yabancı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça acnab أجنب z sözcüğünün nisbet halidir. Bu sözcük Arapça canb "yan, dış" sözcüğünün afˁal vezninde kıyas halidir.

ecrimisil

Arapça acr أجر z "ücret, parasal karşılık" ve Arapça miṯl مثل z "benzer, eş" sözcüklerinin bileşiğidir.