efendi

efe

<? çoc

efekt

İng sound effect ses efekti İng effect bir eylemin sonucu, etki Lat effectus [pp.] icraat, işin sonucu Lat efficere icra etmek, bir şeyi yapıp ortaya çıkarmak +()t° Lat e(x)+ facere, fact- yapmak

efektif

Fr effectif fiili, etkili, elle tutulur Lat effectivus Lat efficere icra etmek +()tiv°

efemera

İng ephemera [çoğ.] kısa ömürlü şeyler, kalıcı olmayan yayınlar EYun ephēmerón εφημερόν z [n.] bir gün ömrü olan Mayıs böceği EYun ephēmerós εφημερός zgünlük EYun epi+ ʰēméros ἡμέρος zgün

efemine

Fr efféminé [pp.] kadınlaşmış, kadınsı Lat effeminatus [pp.] a.a. Lat effeminare [den.] kadınlaştırmak +()t° Lat e(x)+ femina kadın

efendi

"Rum papazına hitap deyimi" [ Danişmend-Name, 1360]
Hey papas efendi, lutf edüŋ, bu giçe bunda yatuŋ "hükmeden" [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
senden daχı ulu efendi vardır (...) efendilik ile kullık aradan gitdi [ Meninski, Thesaurus, 1680]
efendi vul. afendi: Dominus, magister, herus. "okuryazar kişilere, ulema mensuplarına ve şehzadelere özgü unvan" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
efendi: (...) Okumuşlara mahsus [unvandır]. Şehzadegâna dahı unvan olmuşdur. Hukkām-ı şerˁa denir.

OYun avthéndis αυθέντης zsaygıdeğer kişi, üstad, Bizans'ta saygı unvanı EYun authéntēs αυθέντης zreşit ve mümeyyiz kişi, vekil olmayan, asil EYun authéntō αυθέντω zsorumluluk ve yetki sahibi olmak

Not: Karş DuCG sf. 1:152. αυθέντης: Dominus, herus. Mevlana'nın kızı Melike Hatun'a (13. yy) Rumca Efendipula = xudāvendgārzāde lakabı verildiğini Menakıb-ı Arifîn aktarır. • Osmanlı kullanımında Ar mawlā ve Fa aχūnd "hoca, molla, okumuş kişi" sözcüklerinin eşdeğeridir.

Benzer sözcükler: beyefendi, efendice, efendilik, efendim, efendime söyleyeyim, hanımefendi, hocaefendi

Bu maddeye gönderenler: otantik


21.09.2017
efervesan

Fr effervescent kabaran, kaynayan Lat effervescere kaynaşmak, galeyana gelmek +ent° Lat e(x)+ fervere kaynamak +esc-

efil efil

onom esinti sesi

efkâr

Ar afkār أفكار z [#fkr afˁāl çoğ.] fikirler, düşünceler Ar fikr فكر z [t.] düşünce

eflak

Ar aflāk أفلاك z [#flk afˁāl çoğ.] felekler Ar falak [t.] çark, özellikle gök kürenin çarkı

eflatun

öz (Ar) aflātūn/falātūn أفلاتون/فلاتون zYunan filozofu Platon (MÖ 429-347) öz (EYun) Platōn πλατων za.a.