ehil

eğrelti

<< TTü eğreldü otı bataklık bitkisi TTü eğrel- birikmek, özellikle su birikmek +dU TTü eğle- durmak, beklemek +Il-

eğreti

Ar ˁārīyetī عاريتى z [nsb.] ödünç olarak, geçici Ar ˁārīya(t) عاريّة zödünç

eğri

<< ETü egri kıvrık, dönük ETü egir- çevirmek, döndürmek +I(g)

ehemmiyet

Ar ahamm أَهَمّ z [#hmm afˁal kıy.] daha mühim, çok mühim Ar hamma هَمَّ zkaygılandı, önemsedi, ilgilendi

ehibba

Ar aḥibbāˀ أحبّاء z [#ḥbb afˁilā çoğ.] dostlar Ar ḥabīb [t.] dost, sevgili

ehil

"halk" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
birlik ehli vardılar ṭoğrı yola "... nikâhlı eş" [İsk 1389]
kimsenüŋ ehline yaŋlış bakmaġıl / cānını şehvet oduna yakmaġıl

Ar ahl أَهْل z [#Ahl faˁl ] 1. ev halkı, eş(ler), 2. evcil, alışkın, uygun Ar ahala أَهَلَ zikamet etti, ev edindi, evlendi

Benzer sözcükler: ehli hibre, ehli keyif, ehli sünnet, ehli şuur, ehli vatan, ehli vukuf, ehli zevk

Bu maddeye gönderenler: ahali, ehli, ehlibeyt, ehliyet, teehhül


08.09.2015
ehli

Ar ahlī [#Ahl nsb.] evcil (hayvan) Ar ahl ev halkı

ehlibeyt

Ar ahlu bayt أهل بيت zhane mensubu, özellikle peygamber sülalesine mensup kişi

ehliyet

Ar ahlīya(t) [#Ahl msd.] ehillik, işe yarar olma +īya(t)2 Ar ahl ehil, alışık

ehram1

Ar ahrām أهرام z [#hrm afˁāl çoğ.] Mısır piramitleri Ar haram هرم z [t.] Mısır piramidi

ehram2