ekser2

eks(o)+

Fr/İng ex+/exo+ [bileşik adlarda] dış EYun eksō εξω zdış, dışarı

eksantrik

Fr excentrique 1. eş merkezli olmayan (daireler), 2. kural dışı, tuhaf OLat excentricus/eccentricus a.a. EYun ekkentrikós εκκεντρικός z(Ptolemaios coğrafyasında) eş merkezli olmayan dairesel yörünge, aksı merkezde olmayan EYun ek+ kéntron κέντρον zmerkez +ik°

ekselans

Fr excellence üstün ve yetkin olma, bir saygı unvanı Lat excellentia üstünlük, seçkinlik Lat excellere üstün olmak, sivrilmek +entia Lat e(x)+ cellere, cels- yükselmek, çıkmak << HAvr *kelH- (*kel-) yüksek olmak, çıkmak, yükselti, tepe

eksen

Yun ákson άξων zmihver, dingil << EYun áksōn άξων za.a.

ekser1

Ar akṯar أكثر z [#ks̠r afˁal kıy.] daha çok, en çok Ar kaṯīr كثير zçok

ekser2

"demir çivi, mıh" [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
al-mismār [Ar.]: Demür igseri ايكسرى ve demür mıχ. [ Lugat-i Ni'metullah, 1540]
al-mismār [Ar.]: Ekseri, ˁasılda igserdür andan galattır.

?


25.05.2015
ekserhane

Yun éksarχos ἔξαρχος zönder, Ortodoks kilisesinde özerk dini önder EYun eksárχeō ἐξάρχεω zgütmek, önderlik etmek EYun ek+ árχō/arχeúō άρχω zönde olmak, önder olmak

eksfoliant

İng exfoliant cildin ölü katmanını soymak için kullanılan madde veya yöntem Lat exfoliare [den.] yaprak döktürmek +ent° Lat e(x)+ folium yaprak

eksi

TTü eksil-

eksik

<< ETü egsük eksik ETü egsü- eksik olmak +Uk

eksil|mek

<< OTü egsül- eksilmek ETü egsü- a.a. +Il-