ekvator

ekşi

<< ETü ekşig ekşi, asitli ETü *ekşi- +I(g)

ekşimik

TTü ekşi- +mUk

ekt(o)+

Fr/İng ecto+ [bileşik adlarda] dış EYun ektós εκτός zbir şeye oranla dışta olan EYun ék έκ zdış (edat) << HAvr *h₁eǵʰs (*eǵʰs) a.a.

ekümenik

Fr oecuménique evrensel, tüm alemi kapsayan, Hıristiyan aleminin tümünü kapsayan EYun oikomenikós οικομενικός z EYun oikoménē οικομένη zmeskûn dünya, uygar alem +ik° EYun oikéō οικέω ziskân etmek, ikamet etmek +men° EYun oíkos οίκος zev, konut

eküri

Fr écurie bir kişiye ait yarış atlarının tümü, bir ekibin mensupları Fr écuyer bir soylunun kalkanını taşıyan süvari yamağı << Lat scutarius 1. kalkancı, kalkan taşıyan, 2. imparatorun özel muhafız birliğine mensup kişi Lat scūtum büyük dikdörtgen beden kalkanı +ari° << HAvr *skoi̯t- tabla, tahta HAvr *skei̯- yarmak, ayırmak

ekvator

[ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ekvator: Hattı istiva. (...) ekvatoral

Fr équateur eşitleyici, a.a. Lat aequator eşitleyici Lat aequare [den.] eşitlemek, tesviye etmek +(t)or Lat aequus eşit

 egale

Benzer sözcükler: ekvatoryal


01.10.2017
ekzema

Fr eczéma bir cilt hastalığı EYun ékzema έκζεμα zciltte çıkan kabartı, isilik, döküntü EYun ekzéō εκζέω zkabarıp taşmak, isilik dökmek +ma(t) EYun ek+ zéō ζέω zkabarmak, kaynamak << HAvr *i̯es- kabarmak, kaynamak, mayalanmak

el+

Ar al ال zharf-i tarif, definite article

el1

<< ETü elig el ETü al- +I(g)

el2

<< ETü il devlet, organize halk

elâ

<< TTü ala renkli, alaca