erbain

er|mek

<< TTü ér- olgunlaşmak, yetişmek ≈ ETü er- olmak

er1

<< ETü er adam, kişi

er2

≈ ETü ir-

eradikasyon

Fr éradication kökünü kazıma Lat eradicatio a.a. Lat eradicare [den.] köklemek, kökünü kazımak +()tion Lat e(x)+ radix kök

erat

TTü er asker +āt

erbain

"kışın en soğuk kırk günü, karakış" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
Hayhāt sahrāsı içre erbaˁīn ve zemherīr geçirüp, niçe yüz biŋ meşaḳḳat-ı rāh u hemrāhı ol şiddet-i şitāda çeküp [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
erbaˁīn: kırk günlük kara kış, kırk günlük çile. Erbaˁīn fırtınası: zemherīr.

Ar arbaˁīn أربعين z [#rbˁ] kırk Ar arbaˁa(t) أربعة zdört

 rubu


08.10.2014
erbap

Ar arbāb أرباب z [#rbb afˁāl çoğ.] büyükler, ulu kişiler, ustalar Ar rābb ربّ z [t.]

erbiyum

YLat erbium bir element (İlk kullanım: 1843 Karl Gustaf Mosander, İsv. kimyacı.) öz Ytterby İsveç'te bir kasaba +ium

erdem

<< ETü erdem yiğitlik, cesaret ETü er erkek +dAm

erek

TTü er- varmak

ereksiyon

Fr érection dikme, dikilme, dikleşme Lat erectio a.a. Lat erigere dikmek +()tion Lat e(x)+ regere, rect- doğrultmak