etatizm

et|mek

<< ETü ét- düzenlemek, işlemek, yarar kılmak ETü er- olmak, tamam olmak +It-

etajer

Fr étagère raflı dolap Fr étage 1. durma yeri, durak, menzil, 2. bina katı, dolap rafı << OLat *staticum a.a. Lat stāre, stat- durmak +ic°

etamin

Fr étamine seyrek dokuma << Lat staminea [fem.] iplik dokuması Lat stamen iplik, lif

etan

Fr éthane İng ethane Alm Äthan kimyada bir bileşik Alm Äther eter

etap

Fr étape konak, merhale ≈ Hol stapel durak << Ger

etatizm

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
etatizma: Müfit olan ıslahatı devletin icraatından bekleyen nazariye-i siyasiye.

Fr étatisme devletçilik Fr état devlet +ism° İt stato 1. statü, itibar, hükümdarlık payesi, 2. devlet << Lat status statü, itibar

 statü1

Not: İt stato 16. yüzyıldan itibaren “devlet” anlamında kullanılmıştır.

Benzer sözcükler: etatist

Bu maddeye gönderenler: istatistik


22.08.2011
etek

<< ETü etek giysi eteği

eter

Fr éther 1. atmosferin en üst tabakası, 2. uçucu bir madde EYun aithḗr αιθήρ zgökyüzü, göğün ışıklı katmanı EYun aíthō αίθω zparlamak, yanmak

etfal

Ar aṭfāl أطفال z [#ṭfl afˁāl çoğ.] çocuklar Ar ṭifl طفل z [t.] çocuk

etıbba

Ar aṭibbāˀ أَطِبَّاء z [#ṭbb afˁilā çoğ.] tabipler Ar ṭabīb [t.]

etik

Fr éthique ahlak, ahlaki EYun ethikós εθικός zahlaka ilişkin EYun éthos έθος zörf, adap, ahlak, töre +ik°