etek

etajer

Fr étagère raflı dolap Fr étage 1. durma yeri, durak, menzil, 2. bina katı, dolap rafı << OLat *staticum a.a. Lat stāre, stat- durmak +ic°

etamin

Fr étamine seyrek dokuma << Lat staminea [fem.] iplik dokuması Lat stamen iplik, lif

etan

Fr éthane İng ethane Alm Äthan kimyada bir bileşik Alm Äther eter

etap

Fr étape konak, merhale ≈ Hol stapel durak << Ger

etatizm

Fr étatisme devletçilik Fr état devlet +ism° İt stato 1. statü, itibar, hükümdarlık payesi, 2. devlet << Lat status statü, itibar

etek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
etek: aḏ-ḍayl [giysi eteği] TTü: "... dağ eteği" [ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
bir büyük ılan bir ṭağ eteginde kıvrılub yaturdı TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
eteklemek: etek öpmek.

<< ETü etek giysi eteği

Benzer sözcükler: etek tıraşı, eteklemek, eteklik


24.08.2015
eter

Fr éther 1. atmosferin en üst tabakası, 2. uçucu bir madde EYun aithḗr αιθήρ zgökyüzü, göğün ışıklı katmanı EYun aíthō αίθω zparlamak, yanmak

etfal

Ar aṭfāl أطفال z [#ṭfl afˁāl çoğ.] çocuklar Ar ṭifl طفل z [t.] çocuk

etıbba

Ar aṭibbāˀ أَطِبَّاء z [#ṭbb afˁilā çoğ.] tabipler Ar ṭabīb [t.]

etik

Fr éthique ahlak, ahlaki EYun ēthikós ἠθικός zahlaka ilişkin EYun êthos ἦθος zörf, adap, ahlak, töre +ik°

etiket

Fr étiquette [küç.] yafta EFr estiquier iliştirmek, yapıştırmak +et° Ger *stikan saplamak, sivri şey sokmak << HAvr *(s)tei̯g- sivri şey batırmak, saplamak, delmek