fakülte

fakih

Ar faḳīh فقيه z [#fḳh faˁīl sf.] bilgin, bilge, islam hukuku bilgini Ar faḳaha فَقَحَ zyorumladı, kavradı

fakir

Ar faḳīr فقير z [#fḳr faˁīl sf.] 1. oyuk, çukur, 2. beli bükük, 3. yoksul Ar faḳara فَكَرَ zoydu

fakr

Ar faḳr فقر z [#fḳr faˁl msd.] 1. oyuk olma, oyulma, 2. yoksulluk Ar faḳara فقر zoydu

faks

İng fax [abb.] İng facsimile elektronik görüntü gönderme cihazı § Lat fac yap (Lat facere, fact- yapmak ) Lat similis benzer, tıpkı

faktör

Fr facteur 1. yapan, eden, üreten, 2. matematikte çarpan << Lat factor yapan, eden, etken, imal eden, imalatçı Lat facere yapmak, etmek, eylemek, icra etmek +(t)or

fakülte

"üniversite bölümü" [ Ahmed İhsan, Avrupa'da Ne Gördüm, 1891]

Fr faculté 1. yetenek, beceri, 2. üniversite bölümü << Lat facultas yapabilirlik, el becerisi Lat facilis yapılabilir olan, kolay +itas Lat facere yapmak +()bilis

 faktör


08.10.2017
fal

Ar faˀl فأل z [#fAl faˁl ] iyi alamet

falafel

Ar falāfil فلافل z [#flfl] nohut ezmesiyle yapılan içli köfte Ar fulful فلفل zbiber

falaka

(≈ Ar falaḳa(t) فلقة z [#flḳ] ayak tabanına dayak atma sopası ) EYun phálanks, phalang- φάλαγξ, φαλαγγ- z1. kütük, kalın sopa, 2. Eski Yunan'da bir ordu birliği HAvr *bʰelǵ- kütük, kalın ağaç gövdesi

falan

Ar fulān فلان zadı zikredilmeyen kişi için kullanılan sözcük İbr/Aram pəlān פלן za.a.

falanjist

Fr phalangiste İspanya'da 1933'te kurulan sağcı parti mensubu İsp Falange İspanya'da bir parti +ist° EYun phálanks, phalang- φάλανξ, φαλαγγ- zEski Yunan'da sıkı düzenli piyade birliği