fakih

+faj

Fr/İng +phage [bileşik adlarda] yiyen EYun phágos φάγος z [dev.] yiyen EYun phagō φαγω zyemek << HAvr *bʰh₂g- (*bʰag-) paylaşmak, özellikle ziyafet vermek

fajita

İsp fajita fasulye

fak

Ar faχχ فَخّ z [#fχχ faˁl msd.] tuzak ≈ Aram paχ פַּח za.a.

fakat

Ar faḳaṭ فقط zancak, yalnız, şöyle ki (bağlaç)

fakfon

Alm

fakih

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
Dâvûdnıŋ on éki oğlı bar erdi [12 oğlu var idi] kamuğı ˁālim, faḳīh, ˁāḳıl.

Ar faḳīh فقيه z [#fḳh faˁīl sf.] bilgin, bilge, islam hukuku bilgini Ar faḳaha فَقَحَ zyorumladı, kavradı

 fıkıh

Benzer sözcükler: fakı


08.10.2017
fakir

Ar faḳīr فقير z [#fḳr faˁīl sf.] 1. oyuk, çukur, 2. beli bükük, 3. yoksul Ar faḳara فَكَرَ zoydu

fakr

Ar faḳr فقر z [#fḳr faˁl msd.] 1. oyuk olma, oyulma, 2. yoksulluk Ar faḳara فقر zoydu

faks

İng fax [abb.] İng facsimile elektronik görüntü gönderme cihazı § Lat fac yap (Lat facere, fact- yapmak ) Lat similis benzer, tıpkı

faktör

Fr facteur 1. yapan, eden, üreten, 2. matematikte çarpan << Lat factor yapan, eden, etken, imal eden, imalatçı Lat facere yapmak, etmek, eylemek, icra etmek +(t)or

fakülte

Fr faculté 1. yetenek, beceri, 2. üniversite bölümü << Lat facultas yapabilirlik, el becerisi Lat facilis yapılabilir olan, kolay +itas Lat facere yapmak +()bilis