fayrap

fava

Yun fáva φάβα zbakla EYun phába φάβα za.a.

favori

Fr favori 1. tercih edilen, gözde, 2. yanak sakalı, 3. kazanması beklenen yarışmacı ≈ İt favorito tercih edilen, gözde Lat favor beğenme, alkış Lat favere tarafını tutmak, desteklemek +or << HAvr *bʰh₂u-eh₁- (*bʰaw-ē-) saymak, saygı göstermek, onurlandırmak

fay

Fr faille 1. hata, eksik, bozukluk, 2. yarık, çatlak, jeolojide yer kabuğu yarığı Fr faillir eksik veya hatalı olmak, yetmemek << Lat fallere, fals- a.a.

fayans

Fr faïence çömlek üzerine işlenen bir tür sır ve bu yöntemle imal edilen eşya öz Faenza İtalya'da bir kent

fayda

Ar fāˀida(t) فائدة z [#fyd fāˁila(t) fa. fem.] yararlanma, kazanç, ası Ar fāda فَادَ zyararlandı

fayrap

[ Ahmed Mithat, 1885]
Birçok vapurlar fayrap eylediği gibi

İng fire up «ateşi artır!», buharlı gemilerde hız emri § İng fire ateş (<< Eİng fýr a.a. << Ger *fūri- a.a. << HAvr *péh₂wr̥ (*pā́wr̥) a.a. ) İng up yukarı hareket bildiren edat


01.01.2011 den önce
fayton

Fr phaéton kiralık at arabası öz Phaëton mitolojide Helios'un at arabasını ödünç alıp deviren oğlu

faz

Fr phase evre, özellikle ayın evreleri YLat phasis ayın evresi EYun phásis φάσις zışıma EYun phaínō, pha- φαίνω, φα- zışımak, aydınlanmak +sis

fazıl

Ar fāḍil فاضل z [#fḍl fāˁil fa.] faziletli, seçkin, üstün Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, üstün idi

fazilet

Ar faḍīla(t) فضيلة z [#fḍl faˁīlā(t) sf. fem.] üstünlük, seçkinlik, erdem Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, üstün idi

fazla

Ar faḍla(t) فضلة z [#fḍl faˁla(t) mr.] ölçünün üzerinde olan şey, artık, ekstra Ar faḍala فَضَلَ zarttı, aştı, çok oldu, çok geldi, üstün idi