feraset

fer

Fa farr فرّ znur, ışık, parıltı, ihtişam, özellikle hükümdarlara özgü parıltı << OFa farn a.a. (≈ Ave hvarənah- a.a. Ave hvarə- güneş ) << HAvr *sóh₂wl̥ (*sṓwl̥) güneş

ferace

Ar farūc/furūca(t) فروج z [#frc] kaftan, tünik ~? Aram parəgod פַרְגּוֹד z1. örtü, perde, 2. a.a. ≈ OYun paragōdēs παραγώδης za.a.

feragat

Ar farāġa(t) فراغة z [#frġ faˁāla(t) msd.] (mülkü veya makamı) terketme Ar faraġa فَرَغَ zboşalttı, terk etti

ferağ

Ar farāġ فَراغ z [#frġ faˁāl msd.] 1. boşaltma, boş olma, serbest olma, 2. boşluk, vakum Ar faraġa فَرَغَ zboşalttı, tüketti, feragat etti

ferah

Ar faraḥ فرح‎ z [#frḥ faˁal msd.] gönül açıklığı, rahatlık, huzur OFa *frāh a.a. ≈ Ave frātha- açık, geniş (≈ Sans prāthu a.a. )

feraset

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
mecnūn firāset-ile bildi, eytti

Ar firāsa(t) فِراسة z [#frs fiˁāla(t) msd.] (görüş veya kavrayışta) uyanık olma ≈ Aram pəraş פְּרַשׁ zayırt etmek, aymak, kavramak


06.11.2018
ferç

Ar farc فرج z [#frc faˁl msd.] 1. açıklık, apış, 2. özellikle dişilik organı Ar faraca فرج zyardı, ayırdı ≈ Ar faraḳa a.a.

ferda

Fa fardā فردا z1. gün doğumu, şafak, 2. yarın << OFa fratāg a.a.

ferforje

Fr fer forgé [pp.] dövme demir § Fr fer demir (<< Lat ferrum demir ) Fr forger demiri döverek şekil vermek

feri

Ar farˁī فرعى z [nsb.] ikincil, derivatif Ar farˁ فرع z [#frˁ faˁl msd.] dallanma, dal

feribot

İng ferryboat yolcu ve araç taşıyan tekne § İng ferry iletmek, taşımak (Ger *fārjan a.a. << HAvr *por-éi̯e- a.a. HAvr *per-¹ geçmek ) İng boat gemi