feri

ferah

Ar faraḥ فرح‎ z [#frḥ faˁal msd.] gönül açıklığı, rahatlık, huzur OFa *frāh a.a. ≈ Ave frātha- açık, geniş (≈ Sans prāthu a.a. )

feraset

Ar firāsa(t) فِراسة z [#frs fiˁāla(t) msd.] (görüş veya kavrayışta) uyanık olma ≈ Aram pəraş פְּרַשׁ zayırt etmek, aymak, kavramak

ferç

Ar farc فرج z [#frc faˁl msd.] 1. açıklık, apış, 2. özellikle dişilik organı Ar faraca فرج zyardı, ayırdı ≈ Ar faraḳa a.a.

ferda

Fa fardā فردا z1. gün doğumu, şafak, 2. yarın << OFa fratāg a.a.

ferforje

Fr fer forgé [pp.] dövme demir § Fr fer demir (<< Lat ferrum demir ) Fr forger demiri döverek şekil vermek

feri

ferˁ [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
evliyā hem cümle anuŋ ferˁidür [tüm veliler onun dallarıdır] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ferˁī: Descendens, derivativus.

Ar farˁī فرعى z [nsb.] ikincil, derivatif Ar farˁ فرع z [#frˁ faˁl msd.] dallanma, dal

 füru

Benzer sözcükler: fer'an, fer'i, feriye


30.08.2017
feribot

İng ferryboat yolcu ve araç taşıyan tekne § İng ferry iletmek, taşımak (Ger *fārjan a.a. << HAvr *por-éi̯e- a.a. HAvr *per-¹ geçmek ) İng boat gemi

ferik

Ar farīḳ فريق z [#frḳ faˁīl sf.] askeri birlik, müfreze, bölük Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

ferisi

Fr pharisée İng pharisee sofu ve kuralcı kimse, özellikle İsa zamanında sofu Yahudi Lat pharisaeus a.a. EYun pharisaíos a.a. İbr pərūşīm פְּרוּשִׁים z [çoğ.] «seçkinler», a.a. İbr pārūş פָּרוּשׁ zseçkin İbr/Aram #prş פ‎ר‎‎ש z1. yaymak, açmak, 2. seçmek, ayırmak

feriştah

Fa firişte فرشته zelçi, melek << OFa frēştag/hrēştag a.a. Ave fraēşta- elçi

ferman

Fa farmān فرمان zbuyruk, hüküm, hükümdar iradesi << OFa framān a.a. << EFa fra-mānā- buyruk ≈ Ave fra-mainya- egemenlik, iktidar, irade Ave fra+ mainyu- düşünce, akıl