feribot

feraset

Ar firāsa(t) فِراسة z [#frs fiˁāla(t) msd.] (görüş veya kavrayışta) uyanık olma ≈ Aram pəraş פְּרַשׁ zayırt etmek, aymak, kavramak

ferç

Ar farc فرج z [#frc faˁl msd.] 1. açıklık, apış, 2. özellikle dişilik organı Ar faraca فرج zyardı, ayırdı ≈ Ar faraḳa a.a.

ferda

Fa fardā فردا z1. gün doğumu, şafak, 2. yarın << OFa fratāg a.a.

ferforje

Fr fer forgé [pp.] dövme demir § Fr fer demir (<< Lat ferrum demir ) Fr forger demiri döverek şekil vermek

feri

Ar farˁī فرعى z [nsb.] ikincil, derivatif Ar farˁ فرع z [#frˁ faˁl msd.] dallanma, dal

feribot

[ Recaizade Ekrem, Araba Sevdası, 1896]
Na orada iskelede bir feribot var... söylediler bana ki Kabataş'a gider..

İng ferryboat yolcu ve araç taşıyan tekne § İng ferry iletmek, taşımak (Ger *fārjan a.a. << HAvr *por-éi̯e- a.a. HAvr *per-¹ geçmek ) İng boat gemi

 port+, bot2

Not: Aynı Germanik kökten Alm fahren "gitmek, bir taşıtla geçmek", Fähre "gemi"; İng fare "geçmek, gitmek, geçiş".

Bu maddeye gönderenler: fertik


14.03.2018
ferik

Ar farīḳ فريق z [#frḳ faˁīl sf.] askeri birlik, müfreze, bölük Ar faraḳa فَرَقَ zayırdı

ferisi

Fr pharisée İng pharisee sofu ve kuralcı kimse, özellikle İsa zamanında sofu Yahudi Lat pharisaeus a.a. EYun pharisaíos a.a. İbr pərūşīm פְּרוּשִׁים z [çoğ.] «seçkinler», a.a. İbr pārūş פָּרוּשׁ zseçkin İbr/Aram #prş פ‎ר‎‎ש z1. yaymak, açmak, 2. seçmek, ayırmak

feriştah

Fa firişte فرشته zelçi, melek << OFa frēştag/hrēştag a.a. Ave fraēşta- elçi

ferman

Fa farmān فرمان zbuyruk, hüküm, hükümdar iradesi << OFa framān a.a. << EFa fra-mānā- buyruk ≈ Ave fra-mainya- egemenlik, iktidar, irade Ave fra+ mainyu- düşünce, akıl

fermante

Fr fermenter [den.] mayalanmak, mayalandırmak Lat fermentum maya Lat fervere kaynamak, mayalanmak +ment° << HAvr *bʰrewh₁- (*bʰrew-) kaynamak, pişmek